Yarının Dijital Yönetimleri ve Kamu Yöneticilerinin “Ben”den “Biz”e Geçişteki Rolleri

Turkishtime Dergi

Almanya’da ortaya çıkan Endüstri 4.0 kavramı, artık dünyanın hemen hemen her yerinde yaygın bir şekilde aynı tanımlama ile veya farklı tanımlamalar ile de olsa artık çok iyi bilinmektedir. Kendini yöneten ve birbirleriyle bağlantı kurabilen sistemlerin, yazılımların ve akıllı cihazların oluşturulması, özellikle de ‘Siber-Fiziksel Sistem’ ve ‘Nesnelerin İnterneti’ gibi kavramların bilinmesi ve bilinenin de kullanılabilir hale getirilmesi ile mümkündür.

Banger’in “Endüstri 4.0 ve Akıllı İşletme” kitabındaki tanımlamasına göre; 20. Yüzyılın son çeyreği ile birlikte bilişim ve iletişim teknolojilerinde hızlı bir gelişme oldu. İnternetle ilgili uygulamalar ve bunların kullanıcıları sayı ve çeşitlilik olarak adeta bir patlama yaşadı. Endüstri 4.0 olarak ifade edilen süreç, üretim ve hizmet sektörlerindeki ürün tanımlamasını yeni bir boyuta taşıdı. Bu akış içerisinde otomasyon, sensör (veri toplama), veri değişimi ve üretim teknolojilerinde eski dönemlerle karşılaştırılamayacak ölçüde değişimler oluştu. Endüstri 4.0 kavramı bu gelişmeleri düşünsel anlamda birleştiren bir yaklaşım olarak ortaya çıkarıyor. Basit olarak söylendiğinde Endüstri 4.0; bilişim, iletişim, İnternet, otomasyon, veri toplama ve yayma teknolojilerinin yeni üretim olanakları ile entegrasyonu anlamına geliyor. Büyük oranda fiziksel yapılardan oluşan tedarik zincirlerinin de sanal sistemlerle ve İnternetle eklemlenmesini ifade ediyor. Bu bağlamda kimi zaman ‘Işıksız Fabrika’ bazı durumlarda ise ‘Akıllı Fabrika’ adı verilen yeni bir teknolojik üretim uzayı ve modeli ortaya çıkıyor.

Yakın zamanda okuma fırsatını bulduğum Accenture Teknoloji Vizyonu yayınının

Türkçeye çevirisini aşağıda sizlerle paylaşıyorum.

Hazırlanan bu yayında;

Geleceğe yönelik kamu hizmeti sunabilmek için yapısal ve kültürel değişimi ele alırken yaratıcı teknolojiler uygulayan, dijitale yönelmiş kamu hizmeti kuruluşları için fırsatların çok büyük olduğu ve ayrıca, kamu liderlerine sorulan;

Kurumunuz dijital avantajlarını nasıl kullanacak?  Kurumunuz daha büyük zorlukları nasıl üstlenecek ve gelecek için kamu hizmetlerini nasıl sunacak? Ve nihayetinde, “Biz Ekonomisi” nin oyuncuları olarak geleceğimiz ne olacak? gibi soruların cevapları için Ülkemiz Kamu liderlerinin acilen eylem planlarını hazırlaması gerektiğini düşünüyorum.

Saygılarımla

Kenan GÜLER

Gümrük Müşaviri

(Not: Sevgili Sebahattin Koçaş Bey’e İngilizceden Türkçeye çeviri için çok teşekkürler.)

Accenture Teknoloji Vizyon çalışması;

Kamu ve özel sektördeki kuruluşlar, sosyal, mobil, analitik ve bulutun (SMAC) dijital girişimlere dönüştürülmesinin yollarını araştırmak için son birkaç yıllarını harcamıştır. Kamu kurumlardaki liderler bunları keşfederken, dijital bir organizasyon olmak büyük bir yüklelenimdir.

Kamu kurumları ilham almak için artık dijital yeteneklerini artırmaktan çok daha fazlasını yapmaya başlayan dijital liderlere bakabilirler. Bu kurumlar temelde kendilerine bakış biçimlerini değiştirmekte ve “ben”den “biz”e geçişe hakim olmaktadırlar. Ağlarının kenarlarında geniş bir yelpazedeki diğer dijital hizmet ve aygıtları kullanarak sınırlarını genişletmektedirler. Değişimi teşvik etmeye istekli olan liderler, bu geniş dijital ekosistemi büyük bir ölçekte bahse girmek üzere kullanmaktadırlar. Bu dijital-bilinçli kurumlar tüm pazarları şekillendirmenin ve çalışma ve yaşama biçimimizi değiştirmenin yollarını aramaktadırlar.

Dijital çağ sadece büyük bahisleri mümkün kılmakla kalmamakta, aynı zamanda giderek daha fazla gerekli kılmaktadır. İleri görüşlü kamu kurumları her çalışanı, işlem sürecini, ürünü ve hizmeti kuruluşlarının tüm yönlerine dokunma potansiyeline sahip dijital bir dokuya bağlamanın yollarını aramaktadır. Daha da önemlisi, bu kurumlar bu bağlantıların çalışanlarının ötesine geçtiğini görmeye başlamıştır. Aynı zamanda daha işbirlikçi ve daha üretken bir kardeş kurumlar ağı, hizmet sağlayıcıları, paydaşlar ve hizmet ettikleri vatandaşlar arasında bağlantı kurma potansiyeline de sahiptirler.

Dönüşümsel gücü ile bu büyük bağlantılar ağı dijital çağda yeni bir dönem sunmaktadır: “Dijital Ekosistemler Çağı”. Devlet kurumları dijital ekosisteme girerek, daha önce kapsamlarının ötesinde olan zorluklarla başa çıkabilirler. Arazideki askeri kuvvetlerin veya ülke içindeki vatandaşların güvenliğini artırmak için akıllı makineler kullanabilirler. Sağlık sektörünün kalitesini pek çok endüstride bütünsel olarak ele almak suretiyle geliştirebilirler. Bunlar, vatandaşları heyecanlandıran, çalışanlara ilham veren ve uzun vadeli tedarikçileri canlandıran “destansı” dönüşüm türleridir.

 - Ancak, bunların hiçbiri kolay olmayacak ve her kurum kendi dönüşümünü şekillendirmek zorunda kalacaktır. Ama bu çaba geleceğin kamu hizmetini sunmada muazzam gelişmeler sağlama potansiyeline sahiptir.

Teknoloji hızla ilerlemektedir. SMAC, dijital işletmelerin hızlı evriminin ardındaki itici güç olmuştur. Accenture Technology Vision, “ben” den “biz” ekonomisine geçişi yansıtan ve kamusal Bilgi Teknolojileri için önemli etkileri olan beş yeni eğilime dikkat çekiyor.

EĞİLİM 1.

Ben İnterneti: Vatandaşları Her Dijital Deneyimin Merkezine Yerleştirme

Gündelik nesneler çevrimiçi hale geldikçe, deneyimler de çevrimiçi hale gelmekte ve böylece bireylerin hayatlarının her alanına derinlemesine ulaşan çok sayıda dijital kanal yaratılmaktadır. “Ben İnterneti” kurumların özellikle bireye odaklanmış ürün ve hizmetler geliştirdiği birbirine bağlı gelişmekte olan ortamı anlatmaktadır.

Bu ise birbirine bağlı ortam için kişiselleştirmekten çok daha fazlası anlamına gelmektedir. Şimdi odaklanma deneyim üzerine olmalıdır. Özellikler ve işlevsellik, bireylerin hem dijital hem de fiziksel dünyalardaki yaşamlarının parçalarını kontrol etme, ölçme ve hatta otomatikleştirme olanağı verecek şekilde gerçekleştirmeye çalıştıkları şeyleri yansıtmalıdır.

Bazı kamu kurumları zaten bu yönde hızlı hareket etmektedir ve dijital devletin ne sunabileceği konusundaki tartışmaları yeniden çerçevelemektedir.

ABD İç Gelir İdaresinin (IRS) Amerikalı vergi mükelleflerini desteklemek için tüketici odaklı “IRS.gov” web sitesini nasıl geliştirdiğini düşünelim. IRS entegre bir kurumsal portal oluşturmak için siteyi 2012 yılında geliştirmiştir. Sitenin her yönü (niyete dayalı tasarım, dil desteği ve kolay çevrimiçi dosyalama gibi) vergi mükelleflerinin ihtiyaçlarını karşılamaktadır. “Vergi İadelerim Nerede?” uygulaması, vergi mükelleflerinin, üç basit soruyu cevaplayarak vergi iadeleri ödemelerinin ne zaman yapılacağını öğrenmelerini sağlamaktadır. Site 2014 yılında 224 milyon federal ve eyalet vergisi iadesi gerçekleştirmiştir. Bu işlemler öngörülemeyen ve dalgalı mevsimsel talebe cevap vermeyi sağlayan yenilikçi bir özel bulutla desteklenmiştir.

ABD Ordusunun Live, Virtual, Constructive-Integrating Architecture sistemi, komutanlara ve askerlere “Ordu eğitim yardımları, cihazlar, simülasyonlar ve simülatörler (TADSS)” arasındaki veriyi toplayan, geri getiren ve değiştiren net merkezli bir bağlantı yoluyla eğitim ve misyon provası fırsatları sağlamaktadır. TADSS'in misyon komuta ekipmanı ile entegrasyonu, askerleri görevlere daha az maliyetle hazırlayan daha iyi eğitim etkinliklerine olanak sağlamaktadır (1). Başka bir örnekte ise, sanal gerçeklik travma sonrası strese maruz kalan askerlere yardım etmek için güvenli bir ortam sağlamaktadır (2).

ABD Eğitim Bakanlığı, “Ben İnterneti: Millennials”ı tipleyen bir kitle ile büyük adımlar atmıştır. Bakanlık öğrenci deneyimini üniversiteye gitmeyi planlayan öğrenciler ve borçlu öğrenciler için hayati bir çevrimiçi “bağlantı noktası” olarak “StudentLoans.gov” sitesini geliştirerek tamamen yeniden tasarlamıştır.

Site finansal konularda bilgi ve farkındalığa, sadece öğrencilerin finansal yardım sürecini tamamlamalarına yardımcı olmak için değil, mezun olduktan sonra geri ödeyecekleri borçların etkisini anlamalarına yardımcı olmak için de vurgu yapmaktadır. Bu özellikler, öğrencilerin borç yönetimini öğrenmelerine yardımcı olmak için geri ödeme hesaplayıcıları gibi etkileşimli araçlarla dijital anlayışlı öğrencileri cezbeden zengin bir kullanıcı deneyimi ile sunulmaktadır. Kişiselleştirilmiş e-posta iletişimleri, özellikle finansal başarı elde etmelerine yardımcı olmak için borçluların finansal durumlarına özel olarak hazırlanmış mesajlaşma ile müşteri deneyimini daha da geliştirmiştir. Gelişmiş analitik yöntemler, site yöneticilerinin sorunlu kunuları site içeriğiyle (kafa karıştırıcı sorular veya belirsiz bir dil gibi) hızlı bir şekilde tanımlamalarına ve bunları hızlı bir düzeltmelerine yardımcı olmaktadır.

2009 tarihli HITECH Yasası, ABD Sağlık ve İnsani Hizmetler Bakanlığı’nın Sağlık Bilişim Ulusal Koordinatörü Ofisi'ne (ONC) sağlık Bilgi Teknolojilerinin daha fazla benimsenmesiyle sağlık hizmeti kalitesini, güvenliğini ve verimliliğini artırmak için programlar oluşturma yetkisi vermiştir. Çalışmalarının bir parçası olarak ONC, sağlık hizmeti sağlayıcıları arasında elektronik sağlık bilgilerinin kesintisiz değişimini teşvik etmek için standartları değerlendirmek ve uyumlaştırmak için bir Standartlar ve Birlikte Çalışabilirlik Çerçevesi oluşturmuştur.

Bu Çerçevenin oluşturulması, 28'den fazla kullanım vakasının ve fonksiyonel gereksinimlerin oluşturulmasını ve 30'un üzerinde uygulama spesifikasyonunun geliştirilmesini içermiştir. Bunların tümü gerçek dünyadaki birlikte çalışabilirlik zorluklarını göz önünde bulundurmuştur. ONC sağlık Bilgi Teknolojileri standartlarını uyumlu hale getirerek bilgi ve teknoloji kullanımı yoluyla tüm Amerikalılar için sağlık ve bakım hizmetlerini geliştirme görevine yönelik büyük bir adım atmıştır.

Bu kurumların gösterdiği gibi, “Ben İnternet” ortamında gerçekten bir lider olmak için, liderler, kurumlarının sahip olduğu müşteri deneyiminin yurttaşların yaşamlarındaki diğer deneyimlerle nasıl ilişkilendiğini ve kurumlarının vatandaşların istediği sonuçları sunmalarına nasıl yardımcı olabileceğini anlamalıdır.

EĞİLİM 2. Sonuç Ekonomisi: Etkinlikleri Yürütmeden Sonuçları Yürütmeye

Dijital hareketçiler nihai hedefin artık etkinlikleri yönetmekle değil, sonuçları yönetmekle ilgili olduğunu bilmektedir. Yeni bir kavram olan “Sonuç Ekonomisi”, kurumların ölçülebilir sonuçlara götüren çözümler sunarak değer yaratma yeteneği şeklinde tanımlanmaktadır.

Akıllı donanımları dijital ve fiziksel dünyaların kesiştiği noktaya yerleştirmek suretiyle kamu kurumları hizmetlerini vatandaşların nasıl kullandıkları hakkında içgörüler yaratabilecek paha biçilmez verileri yakalayabilirler ve nihayetinde vatandaşların bu hizmetlerden ne istediklerini daha iyi anlayabilirler.

Sonuç Ekonomisi’nin ayırt edici özellikleri olan içgörü ve denetim düzeyleri, donanımın mevcut olanaklarla birleştirilmesi ile mümkün kılınmaktadır. Bulut tabanlı yazılım analizi ve görselleştirme teknolojileri, donanım sensörleri ve ağ üzerinde artan işlem gücü ile birlikte, ürün ekonomisinin gerekli bileşenleridir.

Biyometrik Yönetim Ofisi ABD vatandaşlarının ve ziyaretçilerinin güvenliğini arttırmak, yasal seyahati ve ticareti kolaylaştırmak, ABD göçmenlik sisteminin bütünlüğünü sağlamak ve ziyaretçilerin mahremiyetini korumak için çalışmaktadır (3). 300'e yakın giriş noktasında faaliyet gösteren “Temel biyometri çözümü”, ABD federal hükümetindeki kurumlardan yerel yasa uygulama kurumlarına ve hatta diğer ülkeler hükümetlerine kadar, dokuz farklı katılımcı kuruma bilgi sağlamaktadır.

Söz konusu Çözüm, günde 400.000’e kadar işlem yapabilmekte, saniyede 140 milyondan fazla benzersiz kimlik üzerinde arama yapabilmekte ve bu sırada birkaç belge standardı, düzinelerce dil ve zaman zaman görev uyuşmazlıkları üzerinde çalışmaktadır. Sistem kimlik eşleşmelerini 10 saniyeden daha kısa sürede yapabilmekte ve belirli bir yolcunun İzleme Listesindeki yaklaşık 6 milyon birey arasında olup olmadığını beş saniyeden daha kısa bir sürede belirleyebilmektedir. Sistem her gün ortalama olarak 5.000 yasadışı yolcuyu, 2,500 göçmenlik ihlalini, 50 aranan suçluyu ve 5 katili tanımlayabilmektedir

ABD Hava Kuvvetleri (USAF), Bilgi Teknolojileri ve güvenlik altyapısının karmaşıklığını gidermek için bir hizmet yönetim platformu olan “ServiceNow” çözümünü kullanarak daha fazla ürün odaklı hale gelmiştir. Tam olarak gerçekleştiğinde bu çözümün süreç otomasyonu, kullanım erişiminin ve bulut altyapısının otomatik olarak sağlanması ve yazılım akreditasyonunun hızlandırılması için standart hale getirilmiş formlar aracılığıyla yılda 10 milyon saatten fazla işgücü tasarrufu sağlayacağı hesaplanmaktadır.

Sözkonusu çözüm daha çevik bir USAF'ı mümkün kılan zaman değerini önemli ölçüde geliştirmektedir ve bu da personelin Bilgi Teknolojileri sistemlerini beklememeye ve görevi başarmaya odaklanması anlamına gelmektedir. “ServiceNow” üzerine kurulu olan çözüm ile, USAF Bilgi Teknolojileri yöneticilerini veri girişinden uzaklaştırabilmekte ve bunların çabalarını dijital savaşçı olmaya odaklayabilmektedir.

Her yeni akıllı cihaz ve donanım geliştirmeyi destekleyen her yeni endüstri grubuyla ürün ekonomisinin getirileri çok daha yakınlaşmaktadır. Bu yeni olanaklardan yararlanmak üzere kamu kurumlarının hizmet ettikleri gruplar için amaçlanan ürünlerini gözden geçirmeleri gerekmektedir. Bu kurumlar kullanıcılarının değer yarattığı ve ortaya çıkan içgörüyü kendi iş yönetim süreçlerine ve ürün yönetim sistemlerine dahil ettiği her ortamda geribildirim döngüleri oluşturmalıdır.

Kurumlar dijital ve fiziksel dünyaların kesişme noktasına kadar uzanan, baştan sona geribildirim döngüleri kazandığında, gerçek girişim meydana gelebilir. Bu, ürün ekonomisi tarafından kilidi açılan değerdir.

EĞİLİM 3. Platform (D)evrimi: Yeni Nesil Hizmetler ve Ekosistemler Oluşturma

Dijital endüstri platformları ve ekosistemler, birçok iş alanında bir sonraki çığır açan yenilik ve yıkıcı büyüme dalgasını körüklemektedir. Bulut ve hareketlilikteki hızlı gelişmeler sadece bu tür platformlarla ilgili teknoloji ve maliyet engellerini kaldırmakla kalmamakta, aynı zamanda bu yeni alanı tedarik zincirlerini düzene sokmayı ve diğer kurumlar ve dış ortaklarla işbirliğini geliştirmeyi amaçlayan kamu kurumlarına açmaktadır.

Son dijital teknolojiler dalgası (SMAC ve şimdilerde Nesnelerin İnterneti) ile vurgulanan “platform” temel olarak iyi tanımlanmış bir teknik mimari, ciddi yönetim ve tümünün iş alanlarına özgü uygulamalar yaratılmasına olanak sağlayan bir dizi teknoloji hizmetidir. Platformlar, bu uygulamaların hızlı ve kolay bir şekilde oluşturulmasını ve geliştirilmesini ve kurumların nihai olarak daha iyi sonuçlara ulaşmasını sağlamak açısından sürekli kullanılabilir bir etkinlikler ve olanaklar havuzu görevi görmektedirler.

Kamu kurumları teknoloji platformlarının gücünü kamu sektörü uzmanlığıyla birleştirerek, sundukları hizmetlerin değerini artırma fırsatına sahipler.

ABD Savunma Lojistik Ajansı (DLA) yıllardır iş çevrelerinin bekleme sürelerini kısaltmakta ve uçtan uca entegre edilmiş bir tedarik zinciri ile verimliliği artırmaktadır. İşletme Sistemleri Modernizasyonu (BSM) ve Kurumsal İş Sistemleri (EBS) uygulandığından bu yana, DLA gelişmiş analitik yöntemlerden yararlanarak maliyetleri düşürmek, hizmeti geliştirmek ve uyumluluğu sağlamak için bir model haline gelmiştir.

DLA, yüksek riskli alımlarının proaktif tanımlanmasından yeni dağıtım ve stok konumlandırma gereksinimlerinin genişletilmesine kadar, birçok yeni gereğin karşılanması için öngörülü analitik bilgi birikimini daha da genişleterek yeteneklerini geliştirmeye devam etmektedir. Modern ordu daha çevik olmayı hedeflerken, DLA orduya daha etkin bir şekilde hizmet etmek için kendi platformunu geliştirmektedir.

Benzer şekilde, ABD Dışişleri Bakanlığı, ABD diplomatlarına daha iyi hizmet vermek için kendi küresel tedarik zincirini geliştirmektedir. Bakanlığın entegre lojistik yönetim sistemi (ILMS), dünya çapındaki diplomatlar ve elçilikler için lojistik desteği sağlamakta ve ABD yetkililerinin ihtiyaç duydukları şeyleri ihtiyaç duydukları yerde almalarını sağlamaktadır. Sistem 450.000'den fazla işlemde yıllık 10 milyar dolardan fazla satın alma harcamasını desteklemektedir ve yaklaşık 4.8 milyon varlığa ulaşmıştır.

Bakanlık 14.000'den fazla araçtan oluşan dünya çapında bir filoyu yönetmek için sistemin verimliliğini arttırmış ve el ile yazılan raporları, gerçek zamanlı araç kullanım verilerine erişmek için elçilik ve konsolosluklara izin veren sistem tarafından oluşturulan süreçlerle değiştirmiştir. Buna ek olarak, ILMS şimdi elçilikler ve konsoloslukların sorunsuz çalışmasını sağlayan bu araçları çalıştırmak için gereken madde ve malzemeleri ve 350.000 diğer öğeleri yönetmektedir.

Bu “giderilebilir” kalemlerin ILMS'de tutulması satın alma ve mülk memurlarının diplomatik noktalarda satın alma ve nakliye gereklerini tespit ederek envanteri daha iyi yönetmelerine olanak tanımaktadır. Sistem aynı zamanda malzemelerin aşırı stoklanmasını önlemek ve stokta bulunan malzemelerin son kullanma tarihlerini yönetmek için gerçek zamanlı tedarik zinciri analitiğini de kullanmaktadır.

Bugün yalnızca dijital araçları geliştirmek ve uygulamaya koymak yeterli değildir. Kurumlar bilgilerini dijital stratejilerini sürdürebilmek için ihtiyaç duydukları ürünleri ve çözümleri hızla geliştirmelerine, ilerletmelerine ve dağıtmalarına olanak tanıyan platformlar oluşturmak için kullanmalıdır. Böyle bir temel yaklaşım kurumların kamuya sundukları hizmetleri daha iyi işletmeleri ve iyileştirmeleri yollarını bulmalarını sağlayacaktır.

Gelecekteki başarı, kurumların bugün oluşturdukları dijital ilişkilere bağlı olacaktır. Kısacası, kamudaki liderler bu yeni dijital ekosistemleri hayata geçirmek için “ben” den “biz” e geçişe hakim olmalıdırlar.                                                     

EĞİLİM 4. Akıllı Girişim: Makinelerin Operasyonel Verimlilik, Evrim ve Yaratıcılığı Sürdürmek için Daha Akıllı Hale Getirilmesi

Şimdiye kadar çalışanların daha iyi ve hızlı kararlar almasına yardımcı olmak için giderek daha yetenekli yazılımlar geliştirilmiştir. Ancak, büyük veri akışı ve işlem gücü, veri bilimi ve bilişsel teknolojinin işleyişindeki ilerlemeler sayesinde, yazılım zekası makinelerin bilgiye dayalı daha iyi kararlar almasına yardımcı olmaktadır. Kamudaki liderler yazılım zekâsını artık kurumlar içerisinde yenilikleri teşvik etmek üzere yeni evrim ve keşifleri sürdürmek için bir fırsat olarak görmelidirler.

Kurumların bu kabiliyete ulaşması için ne gerekiyor? Cevap, daha fazla kararın yazılımlar tarafından alındığını ve daha birçok kararın da makinelere bırakılabileceğini ve bırakılması gerektiğini anlamakta yatmaktadır. İçinde bulunduğumuz dönem, uygulamaların ve araçların insan zekasına daha benzer bir zekayı üstlendiği yazılım zekası dönemidir. Karar alma, kendini yenileme ve keşfetme yeteneği günümüzde yazılım zekasının temel yönlerini temsil etmektedir.

Geçtiğimiz üç yıl boyunca ABD Sayım Bürosu “Census.gov” web sitesini ekonomik, demografik ve coğrafi veriler için ilk durak olarak hizmet veren müşteri odaklı bir hedef haline getirmeye çalışmıştır. Census.gov, 46 milyondan fazla yıllık ziyaret ve 1 milyondan fazla sayfa ve varlığa sahiptir ve federal hükümetin en büyük web sitelerinden biridir.

Sayım Bürosu, kurumun dijital varlığını modernleştiren dönüşüm stratejisinin bir parçası olarak, kullanıcı deneyiminden aramaya, mobil erişim ve içerik yönetimine kadar, çeşitli analizler ve müşteri araştırma yaklaşımları kullanmıştır. Büro, kullanıcıların Census.gov arama sayfasındaki sorgulara hassas cevaplar ve görselleştirmeler sağlamak için otomatik olarak Sayım API'sından bilgi alan "akıllı arama" yetenekleri geliştirmiştir. Buna ek olarak, kurumun tüm dijital platformlarındaki verileri birleştirerek, müşteri deneyiminin tek bir görünümünü oluşturmuş ve bu da karar almada yardımcı olacak şekilde müşteri davranışlarını ve eğilimlerini anlamaya imkan sağlamıştır.

Büyük bir federal savunma kuruluşu, veri merkezlerini yöneten üç IaaS sağlayıcısının her birinden gelen olay yönetim verilerini birleştiren ve normalleştiren bir otomatik iş zekası çözümü geliştirmiş ve böylece kurum içerisinde gerçek zamanlı olay yönetimi performansını izlemek için tek bir “cam bölmesi” oluşturmuştur.

Bu kuruluş şeffaflık ve içgörüyle kurum performansını değerlendirmeyi, iyileştirme için hedef alanları ve iyileştirme girişimlerinin faydasını ölçmeyi başarmıştır. Sonuçta, kurumsal çaptaki olay kuyruğu yüzde 69 oranında azalmış ve bir refakatçi iş zekası çözümü, ortalama olay çözüm süresini 48.6 saatten 8.15 saate düşürmüştür (%83'lük bir azalma). Buna ek olarak, bir self servis otomatik provizyon yeteneği, kurum uygulama geliştiricilerinin özel bir bulut ortamında görevle ilgili uygulamalar için yeni fikirler geliştirmek ve test etmek üzere hızlı bir şekilde bir ortam oluşturmasını sağlamaktadır. Manuel süreçleri otomatikleştiren kurum, provizyon zamanlarını %98 oranında azaltmıştır.

Yazılım zekası artık bir temel yetenek olarak görülmelidir ki bu sadece kurum genelinde operasyonel mükemmelliyeti artırmakla kalmaz, aynı zamanda yaratıcılığı da güçlendirebilir. Basitçe söylemek gerekirse, yazılım zekasının gücünü ve potansiyelini kullanan kamu kurumları daha verimli çalışacak, daha hızlı bir şekilde yenilikler bulacak ve çevrelerine daha etkin bir şekilde hizmet edecektir.

EĞİLİM 5. İşgücünün Yeni Tasarımı: İnsan ve Makinelerin Kesiştiği Noktada İşbirliği

Dijitalleşmeye yönlendirme insanlar ve makinelerin birlikte daha fazlasını yapması ihtiyacını artırmaktadır. Doğal arayüzlerde, giyilebilir cihazlarda ve akıllı makinelerdeki ilerlemeler, kamu kurumlarına çalışanlarını teknoloji ile güçlendirmeleri için yeni fırsatlar sunacaktır.

Ancak bu durum hem insanlardan hem de makinelerden oluşan işbirlikçi bir işgücünün yönetilmesinde yeni zorlukları da ortaya çıkartacaktır. Başarılı kurumlar yan yana çalışan insan yeteneklerinin ve akıllı teknolojinin faydalarını tanıyacaklar ve bunları yeniden yapılandırılacak işgücünün kritik üyeleri olarak kabul edeceklerdir.

Örneğin, NASA zor ve tehlikeli bir görev olan sahipsiz uyduları temizleme işinde astronotları ve robotları bir araya getirmektedir. Gelişmiş analitik algoritmalar ve stereoskopik kameralarla donatılmış robot küreleri, her bir parçanın süratini, dönüş hızını, yörüngesini ve kütle merkezini hızla haritalamak için uzay çöpünü analiz etmekte ve bu da astronotların bu parçaları güvenli bir şekilde yakalamasını sağlamaktadır (4).

ABD Hava Kuvvetleri ayrıca insan-makine ekiplerinin potansiyelini araştırmaktadır. Hava Kuvvetleri istihbarat, gözetleme ve keşif verilerinin analizinde insan-makine işbirliğine yönelik yenilikçi araştırmalar için bir önyargılamayı yürürlüğe koymuştur. Odak noktası, bu alandaki insan deneyiminin hem güçlülük hem de eksiklik açısından gerçekliğini anlamaktır. Makinelerin operatörlerin analizlerini en iyi şekilde nasıl destekleyeceğinin belirlenmesi, büyük ve artan bir veri akışıyla karakterize edilen bir ortamda görev açısından kritik anlamlar taşımaktadır.5

Bu insan-makine birleşmesini en iyi şekilde benimsemek için kurumlar çalışanlarını teknoloji ile etkin bir şekilde işbirliği yapmak üzere eğitmek zorunda kalacaklar ve bazı durumlarda teknolojiyi sanki bir çırakmış gibi öğretecek ve yönlendireceklerdir. Akıllı makineler artık insanlarla etkileşime girme, onları eğitme ve onlardan öğrenme becerisine sahiptir ve bu da zaman içinde daha iyi performans göstermelerini sağlamaktadır. İşletmeler, insanlar ve makineler arasında olumlu bir işbirliği döngüsü yaratarak, her ikisinin de ürünlerini büyük ölçüde artırabilecek ve yeniden yapılandırılmış bir işgücü ile dijital çağa kucak açabilecektir.

SONUÇ 

Dijital Hükümetin Sınırlarını Zorlamak

Dijital hareketçiler büyük düşüncelere sahiptir ve büyük sorular sormaktadır: Yarının akıllı mega şehirlerinin kurulmasına nasıl yardımcı olabiliriz? Dünyanın büyümekte olan gıda sıkıntısını çözmek için ne yapabiliriz?

Hata yapılmamalıdır: “Biz Ekonomisi”, kamusalal Bilgi Teknolojilerine akışkan, akıllı ve birbirine bağlı olan, şimdikinden çok farklı bir yaklaşım gerektirecektir: Gelecekteki uygulamaların daha çevik olması gerekmektedir. Yeniden yaratmaya başlayan kurumlar artık değişime ayak uydurabilmekte, artan karmaşıklığı yönetebilmekte ve daha fazla bağlantılı iş ortamına açık kapılar açabilmektedirler.

Bunlar kamu liderlerine sorulardır: Kurumunuz dijital avantajlarını nasıl kullanacak? Kurumunuz daha büyük zorlukları nasıl üstlenecek ve gelecek için kamu hizmetlerini nasıl sunacak? Ve nihayetinde, “Biz Ekonomisi” nin oyuncuları olarak geleceğimiz ne olacak?

  1. 1. United States Army; “Live, Virtual, Constructive-Integrating Architecture (LVC-IA),” November 9, 2012, accessed May 8, 2015 http://www.peostri.army.mil/PRODUCTS/LVCIA/
  2. 2. Mark Pomerleau “How Virtual Reality Helps Treat Soldiers with PTSD,” Defense Systems, March 13, 2015, accessed May 8, 2015 http://defensesystems.com/articles/2015/03/13/army-virtual-reality-ptsd-treatment.aspx
  3. 3. Established in 2003, the Office of Biometric Management was originally known as the United States Visitor and Immigrant Status Indicator Technology (US-VISIT) Program.
  4. 4. Nick Stockton, “Science Graphic of the Week: Using Cameras and Fancy Algorithms to Trace Spinning Space Junk,” Wired, September 11, 2014, accessed May 8, 2015 http://www.wired.com/2014/09/algorithm-spinning-space-junk/

5. Joey Chung, “Air Force Wants Human-Machine Teams for ISR Analysis,” Defense Systems, July 23, 2014, accessed May 8, 2015 http://defensesystems.com/Articles/2014/07/23/Air-Force-human-machine-ISR-analysis.aspx?admgarea=TC_C4ISR&Page=1