Döviz Kredisi Kullanılmasının Değişimi

Turkishtime Dergi

Bülent GÖRER
Yeminli Mali Müşavir

25 Ocak 2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda düzenlemeler yapılmıştır.

Söz konusu Karara göre, 02 Mayıs 2018’den itibaren ‘döviz geliri’ olmayan Türkiye’de yerleşik kişiler, yurtiçinden ve yurtdışından döviz kredisi temin edemeyecektir.

Döviz Geliri’nin ne demek olduğuna dair ise düzenlemede şu ifade yer almaktadır: “İlgili mevzuat ile belirlenen ihracat, transit ticaret, ihracat sayılan satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetlerden elde edilen gelirleri”

Düzenlemeye göre, döviz kredisi kullanmak için ‘döviz geliri’ aranmayacak olanlar ise şöyle sıralanmıştır;

  • Kamu kurum ve kuruluşları, bu düzenlemeye tabi olmadan diledikleri gibi döviz kredisi kullanabilirler.
  • Bankalar ve finans kuruluşları (leasing, faktoring ve finansman şirketleri) bu düzenleme kapsamı dışında olup, döviz kredisi kullanmalarında bir engel bulunmamaktadır.
  • Kullanım tarihinde kredi bakiyesi 15 milyon ABD doları veya üzerinde olan Türkiye’de yerleşik kişiler, bu kapsamın dışında tutulmuş olup, şu anda bu özelliği taşıyan kişiler için özel bir düzenleme yapılmaktadır.
  • Yatırım teşvik belgesi kapsamında kredi almaları öngörülen Türkiye'de yerleşik kişiler, döviz kredisi kullanmakta serbesttirler.
  • 24/12/2007 tarihli ve 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Mal ve Hizmetlere Uygulanacak Katma Değer Vergisi Oranlarının Tespitine İlişkin Kararın eki (I) sayılı listenin 17 nci sırasında sayılan gümrük tarife istatistik pozisyonlarında yer alan makine ve cihazların (kullanılmış olanları ile aksam, parça, aksesuar ve teferruatları hariç) finansmanı için döviz kredisi kullanacak olanlar için herhangi bir kısıtlama söz konusu değildir.
  • Uluslararası ilana çıkılan yurt içi ihalelere ilişkin faaliyetlerle ilgili olarak ihaleyi kazanan Türkiye’de yerleşik kişiler içinde bir engel bulunmamakta olup, döviz kredisi kullanabilirler.
  • Savunma Sanayii Müsteşarlığınca onaylanan savunma sanayii projelerini üstlenen Türkiye'de yerleşik kişiler de döviz kredisini istedikleri gibi kullanmakta serbest bırakılmıştır.
  • Kamu özel işbirliği modeli (PPP) kapsamında gerçekleştirilecek projeleri yürütmekle görevli olan Türkiye’de yerleşik kişiler içinde bir sınırlama bulunmamaktadır.
  • İhracat, transit ticaret, ihracat sayılan satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetlere ilişkin bağlantılarını ve muhtemel döviz gelirlerini tevsik etmek kaydıyla, son üç malî yılda döviz geliri olmayan Türkiye’de yerleşik kişilerin tevsik ettikleri muhtemel döviz gelirleri toplamını aşmayacak şekilde döviz kredileri kullanabiliceği ifade edilmiştir. Muhtemel döviz gelirini işletmeler, yapacakları sözleşmelerle, akreditiflerle rahatlıkla tevsik edebileceklerdir.
  • Ayrıca, Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlıklarının bağlı olduğu Bakanlıkların belirleyecekleri esaslar dâhilinde Türkiye'de yerleşik kişilerin kullanacakları döviz kredileri için bir sınırlama getirilmemiştir.

Ayrıca aynı gün yayımlanan Tebliğ ile Türkiye’de yerleşik kişilerce yurt içi ve yurt dışından temin edilen döviz kredilerinde son 3 mali yılın döviz gelirleri toplamının dikkate alınacağı açıklanmıştır.

Buna göre, Türkiye’de yerleşik kişilerce yurt içi ve yurt dışından temin edilen döviz kredilerinde;

a) Kullanım tarihinde, krediyi kullananın kredi bakiyesinin 15 milyon ABD Dolarının altında olması durumunda, kullanılmak istenen kredi tutarı ile mevcut kredi bakiyesi toplamı son üç mali yılın döviz gelirleri toplamını aşamayacaktır.

b) Kredi bakiyesi 15 milyon ABD Dolarının altında olan Türkiye’de yerleşik kişilerin döviz kredisi kullanım talepleri sırasında son üç mali yıla ilişkin döviz gelirlerini Mali Müşavirler tarafından onaylanmış belgelerle tevsik etmeleri zorunludur.

c) Kredi bakiyesinin son üç mali yılın döviz gelirleri toplamını aştığının sonradan tespit edilmesi durumunda yurt içinde bankalardan (serbest bölge şubeleri dâhil), finansal kiralama şirketlerinden, faktoring şirketlerinden ve finansman şirketlerinden kullanılan kredilerin aşıma neden olan kısmı geri çağırılır veya Türk Lirası krediye dönüştürülür.

ç) Kredi bakiyesinin son üç mali yılın döviz gelirleri toplamını aştığının sonradan tespit edilmesi durumunda bankaların, finansal kiralama şirketlerinin, faktoring şirketlerinin ve finansman şirketlerinin yurt dışındaki şubeleri (bankaların off-shore şubeleri dâhil, serbest bölge şubeleri hariç) tarafından kullandırılan kredilerin aşıma neden olan kısmı geri çağırılır veya Türk Lirası krediye dönüştürülür.

Ayrıca söz konusu Karar ile Türkiye’de yerleşik kişilerce yurt dışından dövize endeksli kredi kullanılamayacak ve 02/05/2018 tarihi itibariyle açık bulunan dövize endeksli krediler, hiçbir şekilde dövize endeksli kredi olarak veya döviz kredisi olarak yenilenmeyecektir.

Söz konusu Karar ile getirilen kısıtlama, en çok yurt içinde alım ve/veya satımları döviz cinsinden olan şirketleri etkileyecektir. Yurt içindeki hasılatları döviz cinsinden olan şirketler kur riski taşımadıklarından borçlanmalarını da döviz cinsinden yaparak doğal hedge yöntemini uygulamaktaydılar. Sözleşmelerle belgelemek şartı ile yurt içinden döviz olarak hasılat elde eden şirketlerin bu döviz hasılatlarının da döviz geliri olarak değerlendirmesi halinde potansiyel bu sorunun çözüme kavuşturulmasının uygun olacağını düşünmekteyiz. Aksi halde, bu şirketlerin faturalandırma biçimlerini değiştirmeleri ya da kur riski taşımamak adına ithalatları için uygun türev işlemlerinden faydalanmaları yerinde olacaktır.

Yapılan düzenleme sonrası 15 milyon ABD Dolarının altında kredisi olan bu nitelikteki şirketler döviz cinsinden borçlanamayıp, 02 Mayıs 2018 tarihiden itibaren TL olarak borçlanmak zorunda kalacaklarından borçlanma maliyetlerinin artabileceğini düşünmekteyiz. Bu nedenle 02 Mayıs 2018 öncesinde, önden yüklemeli kredi kullanımlarınında olabileceği aşikardır.  Ayrıca, henüz 15 Milyon ABD Doları üzerinde kredisi olanlar için yapılacak düzenleme beklenmektedir.

Söz konusu Karar ile, yaklaşık 50 Milyar ABD Doları tutarındaki kredinin yaklaşık 5 yıl içinde TL’ye dönüşeceği tahmin edilmektedir. Buna göre, döviz talebinin düşmesi gerektiğini düşünerek, bu değişimin Dolar/TL kuru üzerinde de aşağı yönlü etkisi olabileceği görüşündeyiz.

Şirketlerin bu bilgiler ışığında nakit akış ve kredi politikalarını gözden geçirmeleri ve bu değişime göre finansal planlama yapmalarında yarar görüyoruz.