Su kıtlığı şirketler için de tehdit oluşturuyor

Elif Akın

HSBC’nin desteğiyle WWF-Türkiye tarafından hazırlanan “Türkiye’nin Su Riskleri” raporu, yakın gelecekte Türkiye’nin su kaynaklarını bekleyen çevresel, sosyal ve ekonomik riskleri farklı bir bakış açısıyla değerlendiriyor. Rapora göre, suyun miktarı ve kalitesi; işletmelerin kârlılıklarını, itibarını veya marka değerini olumsuz etkileyebiliyor. Çalışmaya katılan 503 kuruluşun yüzde 70’i su kıtlığını bir risk kabul ediyor.

Ekonomik kalkınmayı doğrudan etkiliyor

WWF-Türkiye Genel Müdürü Tolga Baştak, Türkiye’deki kısıtlı su kaynaklarına ilişkin bakış açısını değiştirmeyi hedeflediklerini belirterek, şunları söyledi: “Su sorunu kendini sosyal, ekonomik ve çevresel alanlarda giderek daha fazla hissettiriyor. Dünya Ekonomik Forumu için 2014 yılında hazırlanan Risk Raporu’nda ‘su kıtlığı’, dünyadaki en önemli üç risk arasında yer aldı. Bu durum, yalnızca su kıtlığı çeken havzaları değil, aynı zamanda üretim süreçlerini de etkiliyor. Bu nedenle, tatlı su kaynaklarının sürdürülebilirliği yalnızca sosyal ve çevresel açıdan değil, ekonominin sürdürülebilirliği açısından da kritik öneme sahip.”

Farkındalık yaratılıyor 

HSBC Türkiye Kurumsal İletişim Grup Başkanı Pınar Türker ise sürdürülebilirlik projeleri ile toplum için katma değer yaratılmasının önemini vurgulayarak şöyle devam etti: “HSBC Grubu’nun; 2012 yılında başlattığı ‘HSBC Su Programı’ kapsamında WWF ile küresel çapta yürüttüğü projeler, su kaynaklarının yönetimini iyileştirmeyi ve küresel su sorunları konusunda farkındalık yaratmayı amaçlıyor. ‘Türkiye’nin Su Riskleri’ raporu ile ülkemizin karşı karşıya bulunduğu su kıtlığı ve potansiyel risklerine dikkat çekilirken aynı zamanda karar vericiler ve iş dünyası nezdinde su kaynaklarının yönetimi konusunda farkındalık yaratılması hedefleniyor".