TR Rapor


KOBİLER’de Dijitalleşme Yazı Serisi 1. Bölüm

Ferhat Gök

Zaten bir süredir gündemimizde olan dijitalleşme sürecinin, Covid-19 küresel salgınıyla birlikte artık rüyalarımıza bile girdiğini söylemek abartı olmaz sanırım. Önüne, 2023 yılında, dünyanın ilk 10 ekonomisinden biri olma hedefini koyan ülkemizin, bu hedefe ulaşmak için daha fazla üretim, ürettiğini satabilmesi için de daha çok pazara ulaşması gerekir. Bir süredir ekonomik yapımızın % 99’unu oluşturan Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin (KOBİ) dijitalleşmeye adapte edilmesinin bu hedefe ulaşmada ne kadar önemli olduğu üzerinde düşünüyorum. 29-30 Nisan 2019 tarihlerinde İstanbul’da Forum İstanbul tarafından organize edilen “Geleceğin Hikâyesi: Yarının hikâyesi bugünden yazılır” ana temalı forumda şu veri ve uyarı çok dikkatimi çekmişti: Önümüzdeki 10 yıl içerisinde ticaretin % 80’den fazlası e-ticaret platformlarında yapılır hale gelecek. Buna bağlı olarak yine önümüzdeki 10 yıl içerisinde, işini e-ticarete taşımayan küçük ve orta ölçekli işletmeler yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir. Bu uyarıyı duyduğum andan itibaren Anadolu’nun teknolojiyi cebinde taşıyan ancak işinde kullanmaktan hala imtina eden esnafının geleceğini derin derin düşünmeye başladım. Nitekim 10 yıl içerisinde beklenen ticaretteki dijital dönüşümün aslında Covid-19 küresel salgınıyla birlikte 10 yıl geriye çekildiğini söylemek mümkündür. Bu nedenle hem yurt içi ticaret döngüsü hem de ihracat için oldukça hızlanan dijital dönüşüme, Anadolu’nun en ücra köşesindeki esnafı bile hazırlayabilmenin hesap ve kitabını yapmak gerekir.  

Bu hesap kitaptan önce Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından gerçekleştirilen ve 2010-2020 dönemindeki verileri içeren “Girişimlerde Bilişim Teknolojileri Kullanımı Araştırması”nı incelediğimizde, 2010 yılında, sosyal medya hesapları dâhil % 52,5 olan KOBİ’lerde web sitesi sahipliği oranının 2019 yılında, yine sosyal medya hesapları dâhil % 66,6 ya yükseldiğini görüyoruz. Sosyal medya hesapları olmaksızın sadece web sitesi sahipliği oranının ise 2019 yılında %  51,5 2020 yılında ise % 53,7 olduğu görülmektedir. Son bir yıl içerisinde oran % 2,2 artmış olmasına karşın, dünyada yaşanan dijital dönüşüm hızı ya da zorunluluğuna baktığımızda biraz daha organize bir şekilde bu alana eğilmemiz gerektiği anlaşılıyor. Ülkemizdeki e-ticaret hacminin 2020 yılı sonunda % 65 büyüme ile 250 milyar liraya, 2021’de ise yine % 62 civarı büyüyerek 400 milyar liraya ulaşması bekleniyor. Hem e-ticaretin hem de e-ihracatın çok hızlı bir şekilde büyüdüğü günümüzde, işletmelerimizi sistemli bir dijital dönüşüme tabi tutmak önem arz etmektedir. 

Küçük ve orta ölçekli işletmeler için dijitalleşme konusu 2015 yılında Türkiye’nin dönem başkanlığındaki G20 toplantısında ilk kez gündeme girdi ve daha sonra bu alandaki çalışmalar Çin’in dönem başkanlığında devam etti. G20 web sayfasındaki rapor ve makaleleri incelediğinizde KOBİ’ler için dijitalleşme alt yapısı ve araçlarının geliştirilmesi, dijital finans teknolojileri, birey ve işletme bazında internet erişimi, işletmeler için web sayfası ve sosyal medya hesabı kullanımı, e-ticaret yapmanın kolaylaştırılması-teşvik edilmesi gibi önemli başlıkların öne çıktığını görmek mümkündür. İlgili makale ve raporlarda G20 ülkeleri ve MENA Bölgesinin (Bu bölge Kuzey Afrika’da Fas’tan başlar ve Ortadoğu’ya kadar uzanır. Standart bir tanımı olmamakla birlikte bu bölge, Türkiye’nin de içinde bulunduğu 20’den fazla ülkeyi kapsamaktadır) verileri de kıyaslamalı olarak yer almaktadır. 

Bu raporlara detaylı bakmak isteyenler için 2 raporun linkini dipnot kısmına ekliyorum. Dipnot kısmına linkini eklediğim Toolkıt For Measurıng The Dıgıtal Economy 2018 adlı rapor, özellikle, geniş bant internet aboneliğinin birey ve hane halkı oranlarından, birey ve haneler için bilgisayar sahipliğine, e-satıştan, dijital finansal hizmetlere kadar geniş ve önemli başlıkları ele almaktadır. Raporun verilerini dayandırdığı Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) kaynağındaki yalın verilere baktığımızda da ülkemize ait verilerin geniş bant internet aboneliği ya da bilgisayar sahipliği alanında (hane ve birey bazında) gelişmiş ülkelerle eşit düzeyde olduğu, hatta 1-2 istisna hariç Amerika Birleşik Devletleri ve İtalya gibi bazı ülkeleri de geride bıraktığı, ancak, işletmelerin web sayfasına sahip olma oranlarında ise gelişmiş ülkelerle arasında neredeyse yüzdelik dilimde 30 puanlık bir olumsuz farka sahip olduğu görülmektedir. Türkiye’de, kamunun bilişim teknolojileri alt yapısı konusunda sürekli, hızlı ve kararlı yatırımlar yaptığı biliniyor. Bunun doğal sonucu olarak da internet ve bilgisayar kullanımının hane ve birey bazında % 80’lerin üzerine çıktığı Türkiye İstatistik Kurumunun 2019-2020 verilerinde net olarak görülmektedir. Ancak aynı yüksek kullanım düzeyine işletmelerin ulaşamadığı da bu verilerde dikkat çekmektedir. Özellikle Türkiye’nin 11. Kalkınma Planı, 2023 Türkiye Sanayi ve Teknoloji Stratejisi, Mart 2018’de güncellenen KOBİ Stratejisi ve Eylem Planı, Yeni Ekonomi Programı (3 yıllık) ve Yıllık Program gibi resmi ve önemli politika belgelerindeki eylemleri adım adım hayata geçirdiği de görülmektedir. Bunlara bir örnek vermek gerekirse, 2019-2021 dönemini kapsayan Yeni Ekonomi Programında yer alan ve Ticaret Bakanlığının sorumluluğunda bulunan www.kolayihracat.gov.tr Portalının hayata geçirildiğini ve biliyoruz. Bunun yanı sıra, Türkiye, 2020’nin son çeyreğinde, evde ürettiği ürünü elektronik mecralarda satışa sunanların yıllık 220.000 liraya kadar olan satışlarını vergiden muaf tutan bir yasal düzenlemeyi hayata geçirmiştir. Bu hususta, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığının, neredeyse, her ay hatta daha kısa zaman dilimlerinde dahi bir eylemi daha hayata geçirdiklerini ve bunu duyurduklarını, medyada veya resmi iletişim mecralarında görmekteyiz.

Şimdi bir önceki paragrafta değindiğim OECD kaynağından bazı verileri de verip, kısa bir seri halinde planladığım yazımın bu bölümünü sonlandırmak isterim. Öncelikle ülkeleri hane ve birey ölçeğinde internet erişimi verilerine bakalım. 

IndicatorB1: Households with Internet access at home (%)
200520062007200820092010201120122013201420152016201720182019
Canada64,30 68,10 72,70 74,60 77,80 ......83,90 ............
France..40,93 55,05 62,32 68,87 73,61 75,92 80,00 81,72 82,96 82,62 85,87 86,41 88,56 90,17 
Germany61,64 67,11 70,67 74,88 79,07 82,49 83,25 85,50 87,75 89,47 90,29 92,14 92,86 94,39 94,83 
Italy38,58 40,01 43,38 46,93 53,48 58,97 61,57 62,92 68,91 72,61 75,39 78,51 81,02 84,34 85,17 
Japan57,00 60,50 62,10 63,90 67,10 ....................
Turkey7,66 ..19,71 25,41 30,03 41,63 ..47,20 49,08 60,24 69,54 76,34 80,74 83,79 88,30 
United Kingdom60,23 62,64 66,72 71,14 76,69 79,61 82,70 86,80 88,45 90,34 91,25 93,48 93,99 94,85 95,85 
United States....61,78 ..68,69 71,06 71,70 74,76 74,15 ..73,37 ..77,97 ..79,88 
Data extracted on 04 Jan 2021 07:40 UTC (GMT) from OECD.Stat






Yukarıdaki tabloya bakıldığında; Türkiye’nin 2005 yılında % 7,66’dan 2019 yılı sonu itibariyle %88,30 yükseldiğini ve iyi bir başarı grafiği çizdiğini söyleyebiliriz. Aynı tabloda 2005 yılında en düşük orana sahip İtalya’nın bile % 38,58, bir sonraki en düşük ülke olan Japonya’nın ise 2005 yılında % 57 orana sahip olduğunu görebiliyoruz.  G7 ülkelerinin 2019 yılı sonu itibariyle durumu ise şöyle: Almanya %94,83 Birleşik Krallık %95,85, Fransa %71,54, İtalya %72,08, Japonya %92,40 (2018 yılı verisi) ve Kanada %78,50 (2017 yılı verisi) Tablonun grafik halini de fikir vermesi bakımından buraya ekliyorum.

Aynı kaynaktaki verile göre; 10 ve üzeri çalışanı olan küçük ve orta işletmelerin web sayfasına sahip olma oranlarında Türkiye 2019 yılı sonu itibariyle %51.51 düzeyinde.  G7 ülkelerinden Almanya %88.21, Birleşik Krallık %83.88, Fransa %71.54, İtalya %72.08, Japonya %92.40 (2018 yılı verisi) ve Kanada %78.50 (2017 yılı verisi) oranlarına sahip. G7 ülkesi ABD’ye ait veri OECD kaynağında yer almadığı için buraya da yansıtılmamıştır. Bu oranların da grafik tablosu aşağıda yer almaktadır.

Yazının bu bölümünde, özellikle G20 dokümanlarının incelenmesinde ve verilere ulaşmada katkı sağlayan ve Erzurum Diplomasi Akademisi Kalkınma Çalışma Grubundan mesai arkadaşım Nesrin Aşçı Hanıma da teşekkür etmek isterim. 

2. dipnotta paylaştığım 2. bağlantıda ulaşabileceğiniz G20-2018 dokümanında; ‘geniş bant internet alt yapısı üzerinden sunulan hizmetler ekonomik ve sosyal gelişmeyi desteklemektedir’ ifadesi kullanılmaktadır. Türkiye İstatistik Kurumunca (TÜİK) gerçekleştirilen "Hane halkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması-2020"nin sonuçlarına göre, geniş bant internet erişim imkânına sahip hanelerin oranı yüzde 89,9'a ulaşmış durumda. Güçlü ve iyi bir alt yapı, yüksek oranda internet ve bilgisayar sahipliği, buraya yansıtmadım ama yine yüksek oranda akıllı telefon ve tablet sahipliği oranlarını artık daha fazla üretime, katma değerli üretime ve yeni pazarlara erişime dönüştürebilmeliyiz. Türkiye’nin birey ve hane ölçeğinde internet erişiminde yakaladığı başarıyı, küçük ve orta ölçekli işletmelerin dijital dönüşümü ve kurumsallaşmasında da yakalaması mümkündür. Bunun için yasal alt yapı da sanırım yeterince hazır durumda. Kurumlarımız çok donanımlı ve dahası çok istekli. Sadece basit bir formül, planlı bir organizasyon gerekir. KOBİ’lerin kurumsallaşması ve dijital dönüşümünde üniversite öğrencilerinin etkin ve verimli bir kaynak olarak değerlendirilmesini merkezine alan bu basit formülün, kısmen, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ilgili kuruluşu Oran Kalkınma Ajansınca desteklenen Kayseri Model Fabrika tarafından zaten hayata geçirildiğini, kendi sayfalarında paylaştıkları haberle öğrenmiş oldum ve çok mutlu oldum. Bir sonraki yazıda somut bir proje mantığı çerçevesinde bu formülü detaylandırmaya gayret edeceğim.  


Dipnot 1:  TÜİK Girişimlerde Bilişim Teknolojileri Kullanımı Araştırması 2010-2020
Dipnot 2: Key Issues For Dıgıtal Transformation In The G20 , Toolkit For Measuring The Digital Economy 2018
Dipnot 3: ICT Access and Usage by Households and https://stats.oecd.org/Index.aspx?lang=en&SubSessionId=8e9b7808-17bf-41bf-800b-d573e6043c96&themetreeid=11
Dipnot 4:  Business with a web site or homepage https://stats.oecd.org/Index.aspx?DataSetCode=ICT_BUS 


Ferhat Gök

1979 Bitlis doğumludur. İş hayatına Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Doğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığında uzman olarak devam etmektedir.  Profesyonel iş hayatının yanı sıra, gönüllü olarak Erzurum Diplomasi Akademisi koordinasyon kurulu ve akademi bünyesindeki 6 ayrı çalışma grubunda da ( Amerika, Avrupa, Suriye, Enerji, Güvenlik ve Savunma, Kalkınma) çalışma yürütmektedir. Türkiye’nin icat ve girişimcilik kültürünün geliştirilmesi için üniversite öğrencilerine gönüllü destek olmaya çalışan Ferhat Gök’ün, patent sürecinde olan kendi icat ve girişim fikirleri de bulunmaktadır.