Gümrük İşlemlerinin Kolaylaştırılması Yönetmeliği’ndeki değişiklikler beklentileri karşıladı mı?

Samet Öztürk

Ülkemizin 2023 yılı ihracat hedefleri doğrultusunda Mülga Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın “Kolay ve Güvenli Ticaret” misyonu çerçevesinde yaklaşık yedi yıl önce hayata geçirilen Yetkilendirilmiş Yükümlü uygulamasına ilişkin “Gümrük İşlemlerinin Kolaylaştırılması Yönetmeliği”nde kısa süre önce değişiklikler yapılarak 21.02.2020 tarihli 31046 sayılı (1. Mükerrer) Resmi Gazete’de yayımlandı.

Yönetmelik değişiklikleri yaklaşık 90 maddede yapılmış olmakla beraber,  birçoğunun kozmetik denilebilecek detaylara ilişkin nitelikte olduğu göze çarpmakta. Önemli sayılabilecek konuları ise aşağıdaki başlıklarla sıralamak mümkün.

Farklı Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüleri

Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü (YYS) sahiplerine belirli koşulları sağlamaları ve talepte bulunmaları şartıyla YYS-I ve YYS-II statüsü adı altında yeni statüler tanımlanmıştır. Böylelikle, imalat yapan ve ihracat odaklı çalışan firmalara yönelik olarak standart YYS’den farklılaştırılmış statüler öngörülmüştür. 

YYS-I ve YYS-II statüleri sahiplerine ait gümrük beyannameleri ve kapsamı ithalat ve ihracat eşyası, bu statülere sahip olmayan sertifika sahiplerine göre daha az belge kontrolüne ve/veya daha az muayeneye tabi tutulabilecektir. 

Standart YYS sahiplerinin eşyaları hali hazırda risk kriterleri doğrultusunda çok istisnai hallerde sarı veya kırmızı hat olarak tabir edilen belge ve/veya fiziki kontrole yönlendirilmektedir. Bu durumda, hali hazırda zaten çok düşük düzeyde belge ve/veya fiziki kontrole tabi olan standart YYS sahiplerine nazaran, YYS-I ve YYS-II statüsü sahipleri belirgin bir şekilde daha az kontrol ve/veya muayeneye tabi tutulacaklarsa; standart YYS sahiplerinin tabi olduğu yeşil hata (kontrole tabi olmadan) tabi işlem oranının aynı düzeyde mi kalacağı yoksa eskisine nazaran daha dezavantajlı düzeylere mi çekileceği sorusu haklı olarak akıllara gelmektedir. 

Standart YYS sahiplerinin yeşil hata tabi işlem oranı eskisine nazaran daha dezavantajlı düzeylere çekilmeyecekse; yani hali hazırda istisnai olarak sarı veya kırmızı hata yönlendirilen standart YYS sahiplerine nazaran yeni statü sahipleri daha az kırmızı veya sarı hata yönlendirilseler bile, bunu pratikte çok fazla fark yaratan, oyun değiştirici bir kolaylık olarak değerlendirmek mümkün değildir. 

Standart YYS sahiplerinin yeşil hata tabi işlem oranı eskisine nazaran daha dezavantajlı düzeylere çekilmesi planlanıyorsa; yani yeni statü sahipleri belirgin şekilde standart YYS sahiplerine nazaran daha az sarı hat veya kırmızı hata yönlendirileceklerse, bu durum standart YYS sahiplerini değişiklik öncesi durumlarından daha dezavantajlı bir konuma getirecek, bir grup için kolaylaştırma yapılırken diğer grup için ise aksine ticaret zorlaşmış olacaktır.

İthalatta Yerinde Gümrükleme İzni ve İzinli Alıcı Yetkisi

Ticaret erbabı için artık üç tane YYS seçeneği var. YYS-I ve YYS-II statüsü sahiplerinin standart YYS sahiplerine nazaran daha az riskli olarak değerlendirildiklerine değinmiştik. Ancak, bu üç statü arasında en belirgin fark ithalatta yerinde gümrükleme izni ve izinli alıcı yetkisi kapsamında işlemleri yapılabilecek eşya bakımından kendini gösterecektir. 

Mülga düzenlemede, YYS sahibi her firma mevzuatta aranılan şartları yerine getirmesi şartıyla ithalatta yerinde gümrükleme izni için başvurabilmekteydi. Sınırlı sayıda firma bu izni almış olmakla beraber fiili olarak bu müessese işletilemiyordu. Dış ticaret çevreleri, ithalatta yerinde gümrükleme müessesesinin yeni düzenleme ile fiili olarak kullanılabilir hale geleceği beklentisi içindedirler.

Mülga düzenlemede, imalatçı olan ancak ihracat odaklı çalışmayan ve ithalata dayalı olarak iç piyasaya nihai mal üreten firmalar, mevzuattaki diğer şartların yanı sıra son bir yıl içinde 20 milyon Amerikan Doları üstünde ithalat yapmış olmaları durumunda ithalatta yerinde gümrükleme iznine başvurabilmekteydiler. Değişiklik sonrası mevzuattaki şartları yerine getiren imalatçı olan ve belli düzeyde ihracat yapan sadece YYS-I statüsü sahipleri bu izne başvurabilme hakkına sahip olacaklardır. Hali hazırda, ithalatta yerinde gümrükleme izni sahipleri ise otomatik olarak YYS-I statüsüne sahip olacaklardır. 

Ayrıca, İzinli alıcı yetkisi kapsamında yalnızca YYS-I statüsüne sahip yetkilendirilmiş yükümlülerin eşyasının işlemleri yapılabilecektir. Yetkilendirilmiş yükümlü sertifikasını haiz olan ancak YYS-I statüsüne sahip olmayan kişilerin izinli alıcı tesislerinde ithalat işlemlerini gerçekleştirmek istemeleri halinde YYS-I statüsü için başvuruda bulunmaları gerekecektir.

İzinli alıcı yetkisi kapsamında eşya yurt dışından herhangi bir taşımacı aracılığıyla getirilebilecek ancak transit işleminin sonlandırılmasına ilişkin tüm işlemler kural olarak izinli alıcının yetkilendirilmiş olan tesislerinde gerçekleştirilecektir. 

İhracatta Yerinde Gümrükleme ve İzinli Gönderici

İthalatta yerinde gümrükleme ve izinli alıcı uygulamalarının aksine ihracatta yerinde gümrükleme izni ve izinli gönderici kapsamında işlem yapılabilmesi için statü sınırlaması yapılmamıştır. İhracatta yerinde gümrükleme kapsamında taşınacak eşya mutlaka izinli gönderici yetkisine sahip firmalar ile taşınmak zorunda değildir. 

Kapsamlı teminat sunabilen ihracatta yerinde gümrükleme iznine sahip firmalara ayrıca bir talebe gerek kalmaksızın, kendilerine ait eşya ile sınırlı olarak, firmaya ait tesislerde eşyanın ihracatına ilişkin beyanın izin sahibi tarafından verilmesi halinde izinli gönderici koşullarını taşımasalar dahi izinli gönderici olarak işlem yapma yetkisine hak kazanabileceklerdir. 

Yapılan yeni düzenlemeler ile grup imalatçılarının yetkilendirilmiş tesislerinin bulunması halinde, bu tesisler ihracatta yerinde gümrükleme iznine sahip grup ihracatçıları tarafından da ihracatta yerinde gümrükleme izni kapsamında kullanılabilecektir.

Soru Formlarının Güncellenmesi ve İzlenme Dönemi

Daha önce sertifika düzenlenme tarihinden itibaren üç yıllık dönem sonunda güncellenmesi gereken soru formunun güncellenme süresi beş yıla çıkartılmıştır. Buna göre, 31.12.2016 tarihinden önce adlarına sertifika düzenlenmiş firmaların ikinci izlemeleri sertifikanın düzenlendiği ay ve gün dikkate alınarak 2024 yılı içerisinde yapılacaktır.

Sertifika düzenlenme tarihi 31.12.2016 sonrası olan firmalara ilişkin güncelleme ve izlenme dönemi sertifikaların düzenlendiği tarihten beş yıl sonra olacaktır.

Yıllık Faaliyet Raporları ve Sonradan Kontrole Tabi Tutulma/Denetim

Yıllık faaliyet raporlarının içeriği değiştirilmiş olup; Müfettişlerin sonradan kontrol kapsamında YYS sahibi olsun ya da olmasın firmalar nezdinde yapmış oldukları denetim formatı içeriğine paralel bir düzenlemeye gidilmiş olduğu söylenebilir. Yani firmalar yapacakları ya da yaptıracakları denetimlerde birebir bu beklentileri karşılamayı hedeflemek durumundadırlar.

Yıllık faaliyet raporlarının gümrük idaresine ibraz edilmesi yöntemi terk edilmiştir. Bundan böyle, yıllık faaliyet raporları sonradan kontrol denetimi kapsamında Müfettişe ibraz edilmek üzere firmada saklanacaktır.

Yıllık faaliyet raporu kapsamında incelenecek beyanname sayısı, elliden az olmamak üzere toplam beyanname sayısının minimum yüzde beşi kadar olması gerekmektedir.

Daha önce YYS sahibi firmaların gümrük işlemlerinin usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığının tespitine yönelik olarak sertifikanın düzenlendiği tarihten itibaren üçüncü yılın sonunda denetim yapılması esas alınmaktaydı. Yeni düzenleme ile sertifika sahibi firmaların işlemlerinin sonradan kontrole tabi tutulacağına ilişkin düzenleme yapılmıştır. Sonradan kontrol denetim mekanizmasının etkin ve yapıcı bir şekilde çalıştırılmasının sistemin tüm paydaşlar açısından sağlıklı bir şekilde işlemesi için bir gerekliliktir. 

Bakanlık, bir yandan yıllık faaliyet raporunun gümrük idaresine sunulması uygulamasını kaldırmış, bir yandan da beyannamelerin yüzde yirmilik asgari inceleme oranını yüzde beşe indirmiştir; buna karşılık firmanın işlemlerinin mülga uygulamada olduğu gibi üç yılda bir değil, zaman kıstına bağlı olmaksızın her an sonradan kontrole tabi tutulacağını hüküm altına almıştır. İdare, YYS sahibi firmaya size güveniyoruz, sizi bir takım zorunluluklardan bağışık tutuyoruz buna karşılık basiretli tüccar olarak riskinizi siz yönetin zira biz sizi her an kontrol edebiliriz mesajını vermektedir. Bu bağlamda, YYS sahibi firmalar, minimum yüzde beş oranına bağlı kalmadan özellikle denetime alınacak ithalat beyanname sayılarını artırarak olası sonradan kontrol denetimlerine hazırlıklı olmayı hedeflemek durumundadırlar.

Peki önemli olarak gördüğümüz yukarıda belirtilen başlıklar YYS sahiplerinin beklentilerini ne kadar karşıladı? Ya da YYS sahipleri bu tip şekilsel değişiklikler mi bekliyorlardı?

Kanımca, YYS sahibi dış ticaret aktörlerinin esas beklentileri, vergilerin ötelenmesi ve TSE uygulamalarından ithalatta muafiyet gibi dış ticaret operasyonlarını doğrudan etkileyen daha esaslı ve somut konularda bir takım kolaylaştırmaların yapılması şeklindeydi. Ancak, bu beklentiler maalesef bu revizyonla getirilemedi. Umarız, Ticaret Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı arasında vergilerin ötelenmesi konusunda bir uzlaşmaya varılarak en azından ilk aşamada imalatçı ve ihracatçı olan firmalara kolaylık sağlayacak düzenlemeler yapılır.  Keza, statü farkı gözetilmeksizin tüm YYS sahipleri için ithalatta TSE ve benzeri teknik kontrollerin ithalat sonrasında, fabrikada veya nihai ürünün piyasaya sunulduktan sonra kontrol mekanizmaları ile kontrolünün yapılması pek tabi mümkündür. Dolayısıyla bu konuda da gerekli adımların atılması beklenilmektedir. Bu bağlamda, bir hususun altını ayrıca çizmek de fayda var diye düşünüyorum. İdarenin ticaret erbabına sağladığı kolaylıklara paralel olarak ticaret erbabının da İdarenin sağlamış olduğu kolaylıklara paralel şekilde kurallara uyumlu şekilde işlemlerini yapıyor olması gerekmektedir.

Samet ÖZTÜRK, LL.M., MCIARB
Avukat

Serbest Avukat, SEB Uluslararası Gümrük ve Ticaret Danışmanlık ve Denetim A.Ş. ortağı
Eski Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi, Gümrük Müşaviri, Marka Vekili

1998 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. Gümrük uygulamaları alanında Ecole Nationale des Douanes (Fransa), uluslararası ticaret hukuku ağırlıklı olarak Vanderbilt Law School, LL.M. (ABD), Chevening bursiyeri olarak mukayeseli ve uluslararası ticari uyuşmazlıkların çözümü alanında Queen Mary Law School, LL.M. (İngiltere) mezunu. İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde Uluslararası Ticaret ve AB Hukuku alanında doktorasına devam etmektedir. İyi derecede İngilizce ve Fransızca bilmektedir. Orta düzeyde Japonca konuşmaktadır. Halen serbest avukat olarak uluslararası mal satım sözleşmeleri başta olmak üzere uluslararası ticari sözleşmeler ve bunlardan kaynaklanan uyuşmazlıklar,  gümrük işlemlerinden kaynaklı uyuşmazlıklar, idari ve vergi davaları, damping soruşturmaları, kambiyo ve kaçakçılık alanlarında danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.