TR Rapor


Türkiye Cumhuriyeti vs Amerika Birleşik Devletleri

Turkishtime Dergi

Geçmiş dönem ticari ilişkileri, pandemi süreci ve gelecek projeksiyonu…

Son iki haftaki yazılarımı okuyanlar hatırlayacak; Türkiye, Çin ve Türkiye, Birleşik Krallık ilişkilerini bu formatta incelemiştik; Bundan sonraki süreçte de dış ticaretimiz açısından değerli olan ve olacak ülkeleri incelemeye devam edeceğiz.

Bugün yapacağım değerlendirme, iki ülke arasında üç farklı zaman dilimine yönelik olacak; İlk bölümde Türkiye Cumhuriyeti ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasındaki ticaretin son 20 yıldaki seyri; ikinci bölümde pandemi sürecini kapsayan 2020 yılının ilk 6 aylık bölümü; son bölümde ise pandemi süreci sonrasındaki projeksiyona yönelik olacaktır.

İki ülke arasındaki dış ticaret ilişkileri;

Öncelikle Türkiye – ABD arasındaki son 20 yıldaki dış ticaret ilişkilerini sizler için aşağıya çıkardım. 20 yıl önce (2000) ABD’ye 3.13 milyar dolar ihracat yaparken bu rakam; 15 yıl önce (2005) 5 milyar dolar seviyesine çıkmış; 10 yıl önce (2010) tekrar 3.76 milyar dolar mertebesine gerilemiş; 2005 yılında ABD’ye yönelik ihracat rakamımız tekrar 2013 yılında yakalanmıştır. ABD’ye ihracatımız ilk kez 2018 yılında 10 milyar dolar psikolojik sınırını geçmiş ancak 2019 yılını ülkemiz 8.01 milyar dolarlık ihracat ile kapatmıştır. İthalatımız 20 yıl önce 3,91 milyar dolardan; 10 yıl öncesinde 12.31 milyar dolar mertebesine ulaşmış olup; son 10 yılda ise 11 – 13 milyar dolar bandında gerçekleşmiştir. Bu yılın ilk 6 ayında ABD’ye ihracatımız 3.81 milyar dolar iken ithalat rakamı 6.26 milyar dolar olmuştur.

Bu rakamları yazarken geçen sene bu günlerde lansmanı yapılan ve ses getirdiği düşünülen; iki ülke arasındaki dış ticaret hacminin 75 milyar dolar olarak hedeflendiği (sonra 50 milyar dolar olarak revize edildi diye hatırlıyorum.) ABD Ülke analizi raporu aklıma geldi. Aşağıdaki tablo istatistiklerine, son 10 yıldaki trende ve aşağıdaki linkteki rapora baktığınızda bu aşamada yorum sizlerin (https://tim.org.tr/files/downloads/Analiz_Rapor/ABD%20Hedef%20Pazar%20Ülke%20Analizi.pdf)

Pandemi sürecinde ilişkiler;

Pandemi sürecinin başında, tüm dünya; hastalığın sadece Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC)’de kalacağını ve yayılmayacağını düşünmüş; Türkiye ise bu süreçte özellikle ABD pazarı başta olmak üzere ÇHC ihraç pazarlarından büyük bir pay alabileceği fikrine sahip olmuştu. Bu oluşması muhtemel boşluk tüm dünya ülkelerinin iştahını kabartırken, aniden hastalık önce Avrupa’ya ardından ülkemize ve ardından tüm dünyaya yayılmıştır. Sonuçta dünya ticareti ani bir yavaşlama trendine girmiştir.

Geçen iki yılın temposunun üzerinde yıla başlayan Türkiye; ABD’ye 2020 yılı ilk 3 ayında 2 milyar dolar ihracat yapmış (2019 yılı ilk 3 ayına göre yüzde 9 artış); hemen ardından başlayan salgın nedeni ile Nisan ayında ihracat aylık bazda yarı yarıya düşerken Mayıs ayında düşüş devam etmiştir. Haziran ayında ise geçen seneki seyrinin çok üzerine dönecek şekilde hızlı bir artış göstermiştir. Haziran ayında geçen seneye göre ve bir önceki aya göre artışın iki nedeni bulunmaktadır: İlki 2019 yılı haziran ayında 9 gün bayram tatili nedeni ile ihracatın Temmuz’a kayması; bu sene iptal edilen ve ertelenen siparişlerin Haziran ayında çıkış yapmış olmasıdır. Bu yıl Temmuz ayında ABD’ye ihracatımız aylık 700 milyon doların üzerine çıkarsa geçen seneki rakam yakalanmış olacak; gerçek anlamda bir ihracat artışından bahsedilebilecektir.

Bu arada pandemi sürecinde ihracatımız azalırken; ABD’den ithalatımız cüzzi miktarda düşüş göstermiş, geçen seneki rakamların üzerinde bir ithalat gerçekleşmiştir.

Bu dönemde, iki devletin arasındaki Swap görüşmeleri, S-400 füze sürtüşmesi ve Ayasofya konusunda iç işlerimize müdahale sayılabilecek bir takım değerlendirmeler haricinde elle tutulur bir görüşme trafiği olmamıştır. Bunun en büyük iki nedeni malumunuz yoğun bir şekilde ABD’de yaşanan pandemi salgını ve ırkçılığa karşı ülke içi ayaklanmalardır.

İki ülke arasındaki gelecek projeksiyonu beklentim;

Önümüzdeki dönem ikinci pandemi dalgası beklenmekte de olsa; artık dünyada hastalığın toplumda yarattığı korkunun eskisi kadar kalmaması nedeni ile eski şiddetinde uluslararası bir ticari daralma beklenmemektedir. Ancak özellikle gelişmiş ülkelerin en büyük endişesi iç talebin erimesidir. Bu başta ABD ve AB gibi ülkelerin ciddi bir resesyona gireceğine işarettir. Bu çerçevede, hastalığın kaynağı olarak değerlendirilen Çin’in tüm dünyada eskisinden daha güçlü olacağını düşünüyorum. Bu süreçte ABD, ticaret savaşlarında geri adım atacak ülke olacaktır öngörümü de eklemek istedim. NAFTA anlaşmasının yeni versiyonunu güçlü bir şekilde uygulamaya almayı planlayan ABD, Trans pasifik anlaşması sonrası diğer anlaşmalarını da hızlı bir şekilde devreye alacaktır. Kasım 2020 seçimleri her ne kadar Dünya ve ABD gündeminde olsa da Türkiye açısından çok da önemli sonuçları olmayacağını düşünüyorum. Bu yıl ihracatımız yine 8 milyar dolar civarlarında; ithalatımız ise 12- 13 milyar dolar civarında olacaktır. ABD ile ilgili Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından hazırlanan raporlara dayalı yol haritası uygulansa bile Türk Ticaret Merkezlerini canlandıramayan, lojistik merkezlerini hayata geçiremeyen, her eyaletine dış ticaret takımlarını yerleştirmeyen ülkemizin hedeflenen 50 milyar dolarlık dış ticaret hacmine önümüzdeki dönemde ulaşılması mümkün görünmemektedir.

Pandemi sürecinde yaşanan sıkıntıları bir nebze olsun üzerimden atmak için bu hafta tatile çıkacağımdan yazılarıma bir süre ara vereceğim. En kısa sürede görüşmek üzere; sağlıkla kalın…

Selçuk Şağban
Gers Danışmanlık A.Ş.
Yönetim Kurulu Başkanı