TR Rapor


Turkish Cargo, pandemi sürecinde global hava kargo köprüleri oluşturuyor

Turkishtime Dergi

Türk Hava Yolları Genel Müdür (Kargo) Yardımcısı Turhan Özen, 2021 yılında devreye alacakları, mega kargo terminali SmartIST ile birlikte, özellikle ısı kontrollü kargolara ayrılan kapasitelerini iki katından fazla artıracaklarını söyledi.

Pandemi dönemi boyunca artan medikal ürünler ve ısı kontrollü kargo taşımaları için her iki havalimanındaki tesislerini tam kapasiteyle kullanan Turkish Cargo, önümüzdeki dönemde de aşı, ilaç ve ısı kontrollü yük taşımacılığında artan talebe cevap verebilmek için ilave 1200 metrekarelik ısı kontrollü deposunu devreye aldı. Ocak-Eylül ayları arasında 40 bin tonun üzerinde ilaç, sağlık ürünü ve tıbbi ekipman taşıdıklarını ifade eden Türk Hava Yolları Genel Müdür (Kargo) Yardımcısı Turhan Özen, 2021 yılında devreye alacakları, en modern otomasyon sistemleri ve yüksek teknoloji örneği projelerle donatılan mega kargo terminali SmartIST ile birlikte, özellikle ısı kontrollü kargolara ayrılan kapasitelerini iki katından fazla artıracaklarının altını çiziyor.

Pandemi dönemini Turkish Cargo olarak nasıl geçirdiniz?

İçinde bulunduğumuz ve etkileri devam eden pandemi döneminde, Turkish Cargo hem dünyanın dört bir yanında global hava kargo köprüleri oluşturarak küresel tedarik zincirinin devamlılığına katkı sağlamaya hem de özellikle bu dönemde kritik önem taşıyan ilaç ve tıbbı malzemeleri taşımaya aralıksız devam ediyor.

Hava yolu taşımacılığı, küresel pandemiden sert ve hızlı bir şekilde etkilendi ve mevcut dönemde yaşanan pandemi kaynaklı yolcu seferlerindeki düşüşe bağlı olarak, belli kapasite kısıtlarıyla birlikte hava kargo taşımaları da kayıplar yaşadı. Bu durumun 2021 yılına kadar devam edeceğini öngörürken pandemiye karşı geliştirilecek olan aşıya paralel olarak, havacılık sektörünün daha fazla normalleşme ve toparlanma sürecine hızlıca gireceğini tahmin ediyoruz.

Hava kargo taşımacılığı, pandemi döneminin getirdiği kısıt ortamından kapasite açısından olumsuz etkilense de, ne kadar hayati bir öneme sahip olduğunu net bir şekilde kanıtladı. Turkish Cargo olarak, pandemi döneminde özellikle; gıda, yardım malzemesi, tıbbi ve medikal ekipmanların tüm dünyaya ulaştırılması ve global ilaç zincirinin aksamaması adına özveriyle iş süreçlerimizi aralıksız sürdürdük. Yılın ilk yarısında pandemi kaynaklı artan belirsizlik ve kısıtlar sebebiyle hava kargo pazarı, kapasite anlamında ciddi kayıplar yaşadı. Pazar koşullarındaki tüm zorluklara rağmen Turkish Cargo olarak, global pazar payımızı yüzde 5’e yükselttik ve tüm dünyada taşınan her 20 hava kargodan 1’ini taşıma başarısı gösterdik.

Turkish Cargo olarak, Ocak - Eylül ayları arasında 40 bin tonun üzerinde ilaç ve medikal ekipman taşıması gerçekleştirdik. Yine özellikle pandemi döneminde hava lojistiğinin diğer taşıma modlarına göre; hız başta olmak üzere verimlilik, esneklik, güvenlik ve izlenebilirlik gibi sağladığı birçok avantaj sayesinde dünya ticaretindeki tedarik zincirinin aksatılmadan yürütülmesinde büyük rol oynamaktadır.

Bayrak taşıyıcı hava kargo markası Turkish Cargo olarak, hava kargo köprüleri kurmaya devam ettiğimiz pandemi döneminde, 36’ncısı gerçekleştirilen Air Cargo News Awards 2020’de, Avrupa’nın en iyi hava kargo markası seçildik ve ‘’Best Cargo Airline – Europe’’ ödülüne layık görüldük. Bu prestijli ödül, dünyanın ilk beş hava kargo markasından biri olmayı hedefleyen Turkish Cargo için önemli bir standardı işaret ediyor.

“400'DEN FAZLA DESTİNASYON ARASINDA KÜRESEL İLAÇ KORİDORU OLUŞTURUYORUZ”

COVID-19 aşısı için ciddi bir tedarik lojistiği sorunu gözüküyor, -70 derecede saklanma ve nakil gerekliliği olduğu belirtiliyor. Turkish Cargo böylesi önemli bir aşının gerek ülkemize gerek dünyaya taşınmasını yapabilir mi?

COVID-19 aşı taşımaları için 2021 yılının ilk çeyreği itibariyle toplu üretimlere geçeceği, kapasite limitleri ve ihtiyaç büyüklükleri sebebiyle üretim ve dağıtımların 2021 süresince devam edeceği öngörülüyor. Farklı bio-teknolojilerle geliştirilen aşı tiplerinin -70 dereceden 15 dereceye kadar farklı ısı aralıklarında korunması gerekebilmektedir. Bu standartlar, hava kargo taşımacılığında -20 dereceye kadar aktif ve pasif konteynerler ile sağlanabilmektedir. Bunun altındaki ısı aralıklarına sahip gönderiler, üretici firmalar tarafında normal koşullarda bir haftaya kadar dayanıklı özel paketler içerisinde sevk edilebilmektedir. Bunun için ilaç firmaları, bu aşıların 2/8 derece ya da 15/25 derecede de taşınabilmesi için gerekli testler ve paket inovasyonları üzerinde çalışmaya devam ediyorlar.

THY Genel Müdür (Kargo) Yardımcısı Turhan Özen

Uzun yıllara dayanan özel kargo taşıma tecrübesine sahip Turkish Cargo olarak, ilaç taşımacılığı için tasarladığımız ve tüm global standartları sağladığımız ‘TK Pharma’ ürünü ile pandemi dönemi boyunca dünyanın dört bir yanına yoğun şekilde ilaç taşıması gerçekleştirdik ve Ocak-Eylül ayları arasında 40 bin tonun üzerinde ilaç, sağlık ürünü ve tıbbi ekipman taşıdık. Her iki havalimanında bulunan tesislerinde ilaç taşımalarında en yüksek standartları belirleyen IATA PHARMA CEIV ve GDP sertifikalarına sahip olan markamız; Mumbai, Brüksel, İstanbul, Singapur, Dubai, Basel, Londra, Amsterdam, Zurih, Şikago, Nairobi, Hong Kong ve Delhi gibi önemli ve sertifikalı noktalara ilaç taşıyarak, 400'den fazla destinasyon arasında küresel ilaç koridoru oluşturuyor.

Pandemi dönemi boyunca artan medikal ürünler ve ısı kontrollü kargo taşımaları için her iki havalimanındaki tesislerini de tam kapasiteyle kullanan Turkish Cargo olarak, önümüzdeki dönemde de aşı, ilaç ve ısı kontrollü yük taşımacılığında artan talebe cevap verebilmek için ilave 1200 metrekarelik ısı kontrollü depomuzu da devreye aldık. Markamız bu yatırım ve sektörün en büyük aktif konteyner tedarikçileri ile yapmış olduğu anlaşmalar sonucunda, soğuk zincir taşımalarına yönelik kapasitesini yüzde 30 seviyelerinde artırmıştır. Anlık olarak ilave 150 uçak paletine cevap verecek bir kapasite ile soğuk zincir taşıma ölçeğini aylık 25 bin tona kadar yükseltmiştir.

Turkish Cargo olarak, 2021 yılında devreye almaya hazırlandığımız, en modern otomasyon sistemleri ve yüksek teknoloji örneği projelerle donatılan mega kargo terminalimiz olan SmartIST’e geçiş ile birlikte, özellikle ısı kontrollü kargolara ayrılan kapasitemizi iki katından fazla artıracağız. Tamamı otomatik depolama sistemine entegre halde çalışacak olan; 250 adet uçak paleti depolama kapasitesinin yanında, toplam ısı kontrollü kargo taşıma kapasitesi yüzde 100 artış ile aylık 50 bin tona ulaşacaktır. Bu gelişmeyle beraber dünyanın en modern hava kargo tesisinde hizmet vermeye başlayacak olan lider markamız, İstanbul Havalimanı’nı ilaç ve aşı taşımacılığında da dünyanın en önemli merkezlerinden birisi haline getirecektir.

Diğer yandan global hava kargo sektörünün çatı organizasyonu TIACA, aşı ve ilaç üreticilerinin de üye olduğu uçtan uca hava lojistiği çözümlerine odaklanan Pharma.Aero ile birlikte, üretilen aşıların global ölçekte dağıtımı konusunda “Project Sunray” adında ortaklaşa bir proje başlatmıştır ve Turkish Cargo da bu projenin ana katılımcılarından biridir. Bu proje çerçevesinde, aşı senaryoları ve hazırlıklarına ilişkin düzenli araştırmalar, görüşmeler yapılmakta analiz ve hazırlıklar devam etmektedir. İlerleyen süreçte bu kapsamda aşı taşımalarının ihtiyaç duyacağı ısı ve elleçleme standartları, transit süreler, konteyner sayısı, tonaj bilgileri, günlük tahmini taşıma miktarları, muhtemel taşıma hatları vb. hep birlikte değerlendirilip planlamalar yapılacaktır.

İlk aşamada Eylül ve Ekim aylarında faz 3 klinik deneyler kapsamında Avrupa ve Çin merkezli muhtelif ilaç şirketlerinin geliştirdiği COVID-19 aşıları, Turkish Cargo tarafından yurt dışından aktif konteynerler ile taşınarak T.C. Sağlık Bakanlığı’na teslim edilmiştir.

COVID-19 aşısı lojistiği, hava kargoculuğu sektörü içinde ne tür bir değişim ve rekabet yaratacak dersiniz? Turkish Cargo’nun bu rekabete yönelik ön görüsü ve farklılaşması ne olacaktır?

Hali hazırda dünya ticaretinin hacimde yüzde 1’ini, değerde ise yüzde 38’ini oluşturan çok çarpıcı bir konuma sahip olan hava kargo sektörü, sürekli olarak gelişen teknolojinin de etkisiyle yeni boyutlara evrilerek büyümesini sürdürüyor ve rekabet giderek artıyor.

Hava lojistiğindeki değişim ve dönüşüm hızında, özellikle e-Ticaret’in daha da önem kazandığını görüyoruz, dijital teknolojilerin ve sanal iş gücünü oluşturan yapay zeka robotlarının hava kargo sektöründe belirleyici farklar oluşturduğu da önemli bir gerçek.

“Global hava kargo sektörünün çatı organizasyonu TIACA, aşı ve ilaç üreticilerinin de üye olduğu uçtan uca hava lojistiği çözümlerine odaklanan Pharma.Aero ile birlikte, üretilen aşıların global ölçekte dağıtımı konusunda ‘Project Sunray’ adında ortaklaşa bir proje başlatmıştır ve Turkish Cargo da bu projenin ana katılımcılarından biri.

Turkish Cargo olarak bu anlamda yatırımlarımıza devam ediyor, Türkiye’nin en değerli yatırımlarından biri olan ve İstanbul Havalimanı’nda yapımı devam eden modern teknolojiye sahip kargo tesisimiz SmartIST’e, 2021 yılı itibariyle geçiş yapmayı planlıyoruz. Toplam alanı 340 bin metrekare olacak tesisimizde; Arttırılmış Gerçeklik, Otomatik Depolama Sistemleri, Robotik Süreç Otomasyonu ve İnsansız Kara Araçları gibi birçok akıllı teknolojinin de kullanılması ve süreçlere entegre edilmesi sonrasında operasyonel hız ve kalite noktasında önemli gelişmeler kaydetmeyi planlıyoruz. Bu kapsamda kısa süre önce yeni dijital çözüm ortağımız olan yapay zekâ temelli robotumuz CARGY’yi canlıya alarak, global ağımızda yer alan müşterilerimize kargolarının güncel durumlarını 7/24 sorgulayabilme imkânı sunmuştuk. Ayrıca; iş süreçlerimizin bir parçası olan; “Alpha, Bravo, Charlie ve Delta” isimli yapay zeka robotlarımızı da canlıya alarak, süreçleri ve görevleri otomatikleştiriyoruz. Sanal iş gücünü oluşturan robotlarımız ile özellikle çalışan verimliliğini ve operasyon hızını artırıyor, hata oranını ve maliyetleri düşürerek zamandan tasarruf sağlıyoruz.

Pandemi döneminden çok daha önce başlattığımız teknolojik altyapı yatırımlarımız, dijitalleşme atılımlarımız ve e-Ticaret odaklı girişimlerimizin ne kadar önemli olduğunu, özellikle bu dönemde pratik şekilde hissettik. Teknolojik altyapımızı her geçen gün geliştirerek ve dijitalleşme adımlarıyla küresel ağımızda bulunan müşterilerimize kolaylıklar sunarak, hizmet kalitemizi geliştirmeye devam edeceğiz.

“HEDEF; HAVA KARGO ALANINDA DÜNYANIN İLK ÜÇ HAVA KÖPRÜSÜNDEN BİRİ OLMAK”

İlaç lojistiğine ilişkin, ülkemizin kara lojistiği, kargo sistemi ile ilgili Turkish Cargo’nun ortak planladığı çalışmalar var mı? Bunlar nelerdir?

Dünyanın en geniş hava kargo uçağı ağına sahip olan markamız, bugün itibariyle 95 direkt kargo uçağı destinasyonuna hava kargo hizmeti sağlıyor. Ayrıca; ana markamız Türk Hava Yolları’nın dünyada lider durumda olan uçuş ağını kullanıyor ve yolcu uçaklarıyla 300’den fazla destinasyona kargo taşıması gerçekleştiriyoruz. Bunun yanı sıra geniş bir kara yolu ağına sahip olan Turkish Cargo olarak, alternatif çözümler sunarak global iş süreçlerini başarıyla sürdürüyoruz, yurt içi ve yurt dışında 300’den fazla rotada kara taşıması yapabiliyoruz.

İlaç taşımaları özelinde frigolu kamyonlar/tırlar kullanıyoruz, her taşımaya özel olarak temizlik ve dezenfekte çalışmaları itinayla yapılmaktadır. Ayrıca tüm araçlarda ısı veri kaydediciler mevcuttur, sefer boyunca ısıları kayıt altına alıp istendiğinde temin ederek geçmişe dönük kontroller yapılabiliyoruz.

Asırlardır doğal bir mega hub konumuna sahip olan Türkiye, Asya ve Avrupa arasında köprü vazifesi görüyor. İstanbul ise; Avrupa, Orta Doğu, Orta Asya, Kuzey ve Doğu Afrika’da bulunan 60’tan fazla başkente 7 saatlik uçuş mesafesinde olan benzersiz konuma sahip konumuyla; hava, kara, demir ve deniz ulaşımında çok önemli bir lojistik üs, devasa bir aktarma hub’ı ve dinamik bir ticari merkezdir. Turkish Cargo olarak, operasyonlarımızı ve iş süreçlerimizi bu önemli merkezden yürütmenin avantajıyla birlikte hareket ediyor ve hava kargo alanında dünyanın ilk üç hava köprüsünden biri olmayı hedefliyoruz.