Tıp turizmi rekabeti

Eski Türk filmlerinde sıkça rastlanan bir sahnedir. Hastalanan zengin kız ya da erkek tedavi için İsviçre’ye gider. Esas oğlan ya da kız sağlığına kavuşur, film mutlu sonla biter… Sadece Türk filmlerine değil, romanlara ve dünya sinemasına da konu olan İsviçre dağlarındaki hastane ve hasta tasvirleri eskiden sağlık turistlerine ev sahipliği yapan İsviçre’nin tanıtımına da katkıda bulunuyordu. İsviçre bugün de tıp turizminin önemli merkezlerinden. Ama artık bu alana başka ülkeler de dahil oldu. Astronomik rakamları ödemek istemeyen ya da orta gelir grubuna dahil olan herkes, medikal turizmin diğer gözde ülkelerine akın ediyor. Türkiye de bu cazibe merkezlerinden biri olarak kendine yer buluyor.
Türkiye’de 2011 yılı itibariyle kayıtlı hastane sayısı 1453'tü. Türkiye'de sağlık sektöründe çalışan sayısı geçtiğimiz 10 yıl içinde yaklaşık iki kat artarak 500 bini aştı. Binlerce kişi yurtdışına, Batı’ya hatta Doğu komşularımıza tedavi amaçlı seyahat ederken geçen yıl 262 bin hasta tedavi için Türkiye’ye geldi. Sadece beş yıllık bir dönem içinde Türkiye’ye gelen sağlık turisti sayısı neredeyse üç buçuk kat arttı. Sağlık turizminden aslan payını ise göz ameliyatları ve saç ekimi için gelenler oluşturuyor. Öyle ki Ortadoğu ülkelerinden Türkiye’ye bıyık bile ektirmek için gelen erkekler var...
Hedef 2 milyon tıp turisti
Sağlık Bakanlığı’nın 2013-2017 stratejik eylem planına Türkiye’nin ekonomik ve sosyal kalkınmasına ve küresel sağlığa katkı aracı olarak sağlık sistemini geliştirmeye devam etmek hedefi de dahil edildi. Bu doğrultuda Türkiye’de sağlık turizmini güçlendirmek, stratejik açıdan öncelik taşıyor. Sağlık turizmi kapsamında tanıtım yapmak ve cazibe oluşturmak, verilen hizmet sunumunun kalitesini iyileştirmek ve hizmet kapsamını genişletmek, aynı zamanda sağlık turizm yönetimini iyileştirmek planlar arasında. Bu eylem çerçevesinde Türkiye’nin sağlık turizm vizyonunda 2023’te 2 milyon sağlık turistini ağırlamak gibi iddialı bir çıta belirlendi. Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, 2011 yılı itibariyle sağlık turizminden elde ettiği gelir 1 milyar dolara ulaşan Türkiye, 2023'te bu tutarı 20 milyar dolara çıkarmak istiyor. Bu doğrultuda Türkiye’de Serbest Sağlık Bölgeleri’nin kurulması için adımlar atılıyor.
Pırıl pırıl dişlerin yeni adresi
Türkiye dışında son dönemde yıldızı parlayan başka ülkeler de var. Macaristan hızla Avrupa’nın diş hekimliği konusunda uzman ülkesine dönüşürken, Asya’da ise Bangkok diş merkezi konumuna yükseldi. Panama, Kosta Rika ve El Salvador da benzer bir işlevi Orta Amerika’da üstlendi. Bu ülkelerde diş hekimliği hizmeti almak isteyen sağlık seyyahlarına kısmen düşük maliyetli ve yüksek kaliteli tedavi imkanları sunuluyor. Bugün sadece kalite ve maliyet açısından değil, aynı zamanda yapılan operasyonların karmaşıklığı açısından da değişim yaşanıyor. Diş tedavileri ve estetik cerrahi gibi nispeten kolay branşlara düşük maliyetli kalp ameliyatı gibi daha geniş kapsamlı hizmetler de ekleniyor. Yeni iş modelleri ve yeni odak alanları ile kitlesel tıp turizmi giderek yaygınlaşıyor.
Estetik liderleri
İsviçre'den sonra Güney Afrika ve  Brezilya da kaliteli estetik cerrahi hizmeti sunan yerler olarak öne çıkıyor. Karnavalları ve futboluyla ünlü Brezilya, “Brazilian Butt Lift” adı verilen popo kaldırma ve şekillendirme ameliyatları ve teknikleriyle de popüler artık. Londra, Los Angeles ve Miami estetik merkezleri olarak ün kazanan kentler arasında yer alıyor. Bugün Dubai, Venezuela, Tayland, Jamaika ve Filipinler gibi yeni oyuncular da kapsamlı karın sıkıştırma ya da meme küçültme, büyütme ameliyatları içeren iki-üç haftalık sağlık turizmi paketleriyle diğer pazarlarla rekabet etmeye başladılar. Bu ülkeler iyi hizmeti uygun fiyatlarla sunabilmek için alanında iyi plastik cerrahları işe alıyor, hastane-otel komplekslerine yatırım yapıyorlar. Estetik ameliyatların sigorta kapsamına girmemesi, uygun fiyatlı alternatifleri sunan destinasyonların yıldızını yükseltiyor. Uçak ve otel fiyatlarına rağmen başka ülkelerde ameliyat olmak çok daha ucuza mal edilebiliyor.
Hindistan’ın tıp mucizesi
Birçok vakada öncülüğü ise Hindistan yapıyor. Katarakt operasyonlarında çığır açan Aravind Göz Hastanesi bugün sadece tıp sektöründe değil, iş dünyasında da örnek gösteriliyor. Fast-food sektöründeki süreç tekniklerini benimseyen Aravind Göz Bakım Sistemi ameliyatların hızında, ölçeğinde ve maliyetinde büyük bir değişime öncülük etti. Hindistan nüfusunun geniş bir kesiminin göz cerrahisi servislerine erişmesini amaçlayan Aravind Göz Hastaneleri yılda 300 bini aşkın operasyon gerçekleştiriyor. Bu operasyonların faturası Batı ülkelerinde ortalama 500 dolar iken, Aravind’de 50 dolar. Aravind iş modelinin başarısı, bugün Harvard Business gibi birçok önde gelen iş okulunda başarı hikayesi olarak anlatılıyor. Dolayısıyla ABD'li ve Avrupalı hastalar, kendi ülkelerindeki kadar başarılı ve çok ucuza yapılan bir ameliyat için uçağa atlayıp başka bir ülkeye gitmekten kaçınmıyorlar.
İngilizlerin seçimi
Eskiden, İsviçre sağlık destinasyonu olarak romanlarda ve filmlerde rol üstlenirken şimdi Hindistan bu rolü kaptı. 2012 yılında vizyona giren ve gişe rekorları kıran “The Best Exotic Marigold Hotel” filmindeki ana karakterlerden Muriel Donnelly, İngiltere’nin sağlık sisteminde bir eklem protezi için altı ay beklemektense gönülsüzce Hindistan’da hemen ve çok daha uygun fiyata ameliyat olmayı seçer. Muriel’e göre call-center’lardan sonra artık ameliyatlar da Hindistan’a “outsource” edilmeye başlanmıştır. Tüm önyargılarına rağmen Muriel’in Hindistan seyahati ve ameliyatı başarıyla tamamlanır. Sadece film kahramanları değil artık binlerce hasta ameliyat için Hindistan’ı seçiyor. İsviçre gibi tıp turizminin merkezlerinden olan İngiltere’de bile hastalar artık kendi ülkeleri yerine başka ülkeleri seçebiliyor. 2010 yılında yaklaşık 60 bin İngiliz, tıbbi tedavi için yurtdışına gitti. Bunlardan yüzde 41’i estetik, yüzde 32’si diş tedavisi, yüzde 9’u obezite ameliyatları, yüzde 4’ü kısırlık tedavisi için yurtdışını seçti.
Sağlık şehirleri kuruluyor
Dünya çapında yetkin sağlık personelinin artması, havayolu taşımacılığının yaygınlaşması, gelişmiş ülkelerde sağlık hizmetleri maliyetlerinin yükselmesi gibi faktörler tıp turizminin gelişmesine katkıda bulunuyor. Hindistan’da, Bangalor kentindeki Narayana Hrudalaya Hastanesi haftada ortalama 600 kalp ameliyatı ile dünyanın en yüksek ameliyat rakamına sahip. Bu örneklerdeki en önemli nokta, sadece hacim ya da ameliyat kalitesi ve başarı oranlarının dünya ortalamasının üzerinde olması değil, iş modeli ve süreçlerdeki inovasyonlarla maliyetlerin ciddi oranda düşürülmesi. Narayana açık kalp ameliyatı için 2 bin dolar fiyat verirken, benzer bir ameliyatın bedeli ABD’de 100 bin doları aşabiliyor. Bu fiyat farkına yüksek kalite de eşlik edince her yıl binlerce ABD'li ve başka ülkelerden tıp turistlerinin Hindistan’a gitmesi şaşırtıcı değil. Hindistan'da tıp turizmi pazarının 2013’te 2 milyar doları aşması bekleniyor. 2005 yılında Hindistan’a 150 bin tıp turisti gelirken, 2011’de bu sayı 850 bine ulaştı. 2015 tahmini ise 3 milyon 200 bin kişi. Sadece Hindistan’da değil, Dubai, Meksika, Güney Kore de de buna benzer girişimlere, hastane-otel komplekslerine yatırım yapıyor. Pazardan pay kapmak isteyen oyuncular sağlık şehirlerinin, sağlık serbest bölgelerinin kurulmasına öncülük ediyor.
'TOP' SAĞLIK DESTİNASYONLARI
Uluslararası tıp ve sağlık turizminin güvenilir kaynaklarından olan Patients Beyond Borders’a göre dünyada 8 milyon kişi sağlık nedenleriyle sınırları aşıyor ve 3 bin ila 5 bin dolar para harcıyor.
Bugün abd, kapsamlı ve kaliteli sağlık hizmetleri nedeniyle en fazla tıp turisti çeken ülkelerden. Ancak fiyatlarının yüksekliği nedeniyle kendi vatandaşlarının yurtdışına gitmesini engelleyemiyor. Başka ülkelerde tedavi olmayı seçen Amerikalıların sayısı 900 bin civarında.
Bugün uluslararası tıp turizmi pazarının büyüklüğünün 40 milyar dolar seviyesinde olduğu tahmin ediliyor. Başka bir tahmine göre, 2012’de tıp turizmi pazarının değeri 100 milyar dolara ulaştı ve 2020’de ise 500 milyar dolara yaklaşacak. International Medical Travel Journal’ın yaptığı araştırma da pazarın büyüyeceğine işaret ediyor. Önümüzdeki beş yıl için yıllık bazda yüzde 10 büyüme tahmini sadece sağlık sektörü değil, seyahat acentelerinden otellere kadar geniş bir kesim için büyüme imkanları sunuyor.
Hindistan, Tayland ve ABD en fazla hasta çeken ülkeler olarak ilk üçe yerleşiyorlar. Önümüzdeki beş yıl içinde sırasıyla Hindistan, Tayland, Türkiye, ABD, Almanya ve Singapur’un en fazla tıp turistini ağırlayacağı öngörülüyor. Tedavi için yurtdışını seçenler ise en çok İngiltere, ABD ve Rusya’dan çıkacak.