İki Kadın Girişimcinin Başarı Öyküsü: Mirsis İlk 10’a Nasıl Girdi

Mirsis’i çocuğumuz gibi büyüttük
Zehra Tike

“İş yapmak satranç oynamak gibi olduğu için hamlelere dikkat etmek gerekir” diye söze başlıyor Mirsis Bilgi Teknolojileri (MBT) CEO’su Gül Düzgider… Henüz dört yıllık bir şirket olan Mirsis ilk olarak, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın (TEPAV) hazırladığı “Türkiye’nin En Hızlı Büyüyen 25 Şirketi” araştırmasında dikkatleri çekti. Bilişim teknolojilerinde yazılım ve danışmanlık hizmeti veren şirket, satış gelirleri değerlendirmesine göre ilk 25 arasına 10. sıradan girdi.

“Mirsis”, kumandan anlamına gelen ‘Mir’ ve sistemin kısaltması ‘Sis’in birleşmesinden oluşan “sistemlerin kumandanı” anlamına geliyor.

İstanbul’da faaliyet gösteren Mirsis, ağırlıklı olarak bankacılık ve finans sektörlerine yönelik çalışıyor. Aynı zamanda yazılım ürünleri geliştirme konusunda oldukça iddialı. Şirketin, 2008-2010 dönemini yüzde 140 ciro artışıyla kapatması, bilişim sektöründe bir rekor sayıldı. Gül Düzgider ve Ece Kutlucan, 5 bin TL sermaye ile kurdukları şirketi kendi çocukları gibi gördüklerini belirtiyor ve “Bu istisnai başarıyı kalıcı hale getirmek istiyoruz” diyorlar. Genç bir şirket olan Mirsis’in kuruluş ve büyüme hikayesini Turkishtime’a anlatan iki kurucu ortak, tüm girişimcilere örnek olacak başarı sırlarını paylaştılar...

Ortak bir girişim kurmaya nasıl karar verdiniz?

Gül Düzgider: İlk olarak aynı şirkette çalıştığımız 2006 yılında yollarımız kesişti. Her ikimizin de yönetici olarak sorumlulukları vardı. Zaman geçtikçe birlikte uyumlu çalıştığımızı gördük ve kendi şirketimizi kurma fikri gelişti. Böylece 2008’de Mirsis’in temellerini attık. Ben kariyerimi teknoloji alanda çalışan bir yönetici olarak devam ettirmek istediğim için bir şirket kurma fikrine sıcak baktım. Aslında iş yapma modellerini izlemek için buradayım. Bir taraftan da bir kurumu ayağa kaldırmak onun başarılarını görmek benim için heyecan verici.

MİRSİS tam olarak ne yapıyor?

Ece Kutlucan: Bilgi teknolojilerinde hizmet danışmanlığı veriyoruz. Aynı zamanda bu alanda ürün geliştiriyoruz. Yani kurumların bilgi teknolojileri departmanlarının çalışmalarına destek kaynak sağlıyoruz. Diyelim ki bir kurumun bir projesi var. Kendi lokal kaynağı ile zaman ve para ayırmak istemiyor olabilir. Bize talepte bulunduğunda biz ihtiyaç duyulan alana ilgili insan kaynağı yerleştiriyoruz. Bir çeşit işe yerleştirme hizmeti sunuyoruz. Bazen şirketlerle proje bazlı da çalışabiliyoruz. Diğer bir tarafta hizmet danışmanlığında müşterinin kendi projesine kaynak sağlayabiliyoruz. Amacımız projelere destek ve kaynak sağlıyor olabilmek ve ilgili alanda uzman kişileri yerleştirmek. Ürün kısmına gelince kendi Ar-Ge departmanımız var. Burada müşterilerin taleplerine göre ürünler geliştiriyoruz.

Bankalar ve sigorta kurumlarıyla çalışan Mirsis’in müşterileri arasında Akbank, Eurobank Tekfen, General Society, Yapı Kredi, Anadolu Sigorta ve IBM gibi devler yer alıyor.

Ne tür ürünler geliştiriyorsunuz?

GD: Teknopark'ta şubemiz var. Kendi yazılımlarımızı yapıyoruz. Bu yazılımlar hem bireysel hem de kurumsal bazda ayrılıyor. Gerek kurumsal da gerekse bireysel de şu anda finans konusunda tecrübemiz oldukça fazla. Şu anda, finans ve mobil iletişim sektörleri üzerine çözümler üretiyoruz. Bu iki sektör için de geliştirdiğimiz ürünlerimiz var.

Müşteri portföyünüzde dev isimler var. Yeni müşteriler de katılacak mı?

EK: Bankalar ve sigorta kurumlarıyla çalışıyoruz. Müşterilerimiz arasında Akbank, Eurobank Tekfen, General Society, Yapı Kredi, Anadolu Sigorta ve IBM gibi kurumlar var. 2012’de iki yeni bankayı daha portföyümüze katacağız.

Peki bu kadar çabuk büyüme başarısının sırrı nerede yatıyor?

GD: Müşterilerimizden gelen talepleri kısa sürede karşıladık öncelikle. Bu büyümemizde büyük bir etken oldu. Müşterilerimizden gelen işleri hızla yapabilecek şekilde nasıl olabilir diye önce tasarladık. Kurumlar insan kaynağını seçme yerleştirme esasına göre yapıyor. Gelen talebi analiz edebilme ve uygun adayı kısa sürede yerleştirme gibi bir avantaj elde ediyorlar. Bu da en önemli ikinci etken.

İki kadın bir arada çalışmanın zor olduğu söylenir. Siz bu zorlukları yaşıyor musunuz?

G.D.: Ortaklıklar zordur. Kolay değil! Ama bizim için çok sorun olmadı. Bunu başarabilmemizdeki en önemli etken iş yapma biçimimiz, hızımız, değer yargılarımız ve en önemlisi insanlara bakış açımız. Bu değerler, birbiriyle örtüştüğünde iş ortaklığı çok daha sağlıklı bir şekilde devam ediyor.

Şirketin büyüme rakamlarından bahsetmek gerekirse…

EK: 2010’u 130 kişilik bir ekip ve 6.6 milyon TL’lik ciroyla tamamladık. 2011’i ise 163 kişi ve 9.8 milyon TL ciro ile kapattık. Bu yıl da yüzde 148 büyüdük. Hedeflerimizi tutturduk. 2012’de çalışan sayısını 229’a ciromuzu da16.47 milyon TL’ye ulaştırmak istiyoruz.

Bu yılsonuna kadar hedeflediğiniz projeler neler?

G.D.: 2011’de ciromuzun yüzde 21’ini, Ar-Ge çalışmaları oluşturdu. Ar-Ge çalışmalarına çok önem veriyoruz. Hep aynı şeyler yapmayıp işimize yeni şeyler katmak istiyoruz. Dolayısıyla bizim için daha önce tecrübe edilmemiş her şey Ar-Ge kapsamına giriyor. Finanstaki tecrübemizi mobil alana da taşımak gibi bir düşüncemiz var. Bütünleşik bir platformda mobil çözümleri sunabilmek bizim hedeflerimiz arasında.

Uzun vadede MİRSİS ne yapacak?

Yazılım Mühendisliği Enstitüsü tarafından verilen ve kısa adı CMMI olan Yetenek, Olgunluk Model Entegrasyonu belgesini almak istiyoruz. Kaliteyi yakalamamız gerekiyor. Kurumsallaşma yönünde çalışmalarımız devam edecek. Bu süreci iyi değerlendirmek lazım. Yılsonunda bu belgeyle yurtdışına açılmayı planlıyoruz. Hizmet alanımızı genişletmeyi hedefliyoruz. Dışarıdan yazılım ağırlıklı gibi görünüyoruz ama sistem konusunda da uzman arkadaşlarımız var. Özellikle sistem konusunda KOBİ’lere hizmet vermek istiyoruz.

Şirketin iş yapma stratejisi nasıl şekilleniyor?

G.D.: İş yapmak satranç oynamak gibi olduğu için hamlelere dikkat etmek gerekiyor. Çok iyi iş çıkarsanız da yapacağınız tek bir hata, hizmet verdiğiniz kurumu olumsuz etkileyebilir. Attığınız adımları dikkatli atmak zorundasınız. Bulunduğumuz sektöre bir tüccar mantığıyla bakma lüksümüz yok. Ama maalesef hizmet sektöründe işler böyle yürümüyor. Hizmetin kalitesi göz ardı edilebiliyor. Kaliteyi artırma adına bazı şeylerden feragat ediliyor.

Mirsis, 2011 cirosunun yüzde 12’ini Ar-Ge’e ayırdı. Sistem konusunda özellikle KOBİ’lere hizmet vermeyi hedefliyor.

Girişimcilerin asla yapmaması gereken şeyleri sorsak size neler söylersiniz?

İki ortak girişimcilere küçük düşünmemeleri gerektiğini öğütlüyor. Kısa vadeli düşünmeden, uzun vadeli hesaplar yapmak gerekiyor. Böylelikle işletmenin daha karlı olabileceğini söylüyorlar. Dolayısıyla “uzun vadede nasıl katma değer katabilmek yaratabilirim” düşüncesi her zaman kafalarının bir köşesinde oluyor, olması gerekiyor.

Teknolojinin bütün iş süreçlerini değiştirdiği günümüzde, yeni girişimlerin sahip olması gereken vizyon nedir?

G.D.: Başarılı olabilmek için üç adet temel alan var. Süreç, teknoloji ve insan… Bunlar saç ayağının üç bacağını oluşturuyor. Bunlardan birini eksik bıraktığınızda işler yürümüyor. Dolayısıyla hepsine aynı düzeyde eğilmeniz ve zaman ayırmanız gerekiyor. Bizim için insan çok değerli. Ne olursa olsun burada çalışan kişilerin mutlu olması gerekiyor. Çalışanlar için iş bir araç olmalı, amaç haline gelmemeli. İnsan kaynakları kısmında beraber çalıştığımız arkadaşlarımızın, mutlu olmalarını sağlayarak çalışmak prensiplerimizden biri. Müşteri ihtiyaçlarını sağlayabilmek için disipline edilmiş bir otomasyonumuz var. İşin kaliteli yapılmasına dikkat ediyoruz. Mesela özellikle çalışma saatlerimizi ona göre ayarlıyoruz. Hafta sonu mesaisi yapmamaya çalışıyoruz.

Diğer bir konu ise teknoloji… Hizmetimizi verirken altyapımızı buna göre ayarlıyoruz. Dolayısıyla bizim başarılarımız müşteri odaklı. Bir dönem masanın öbür tarafında oturduğumuz için müşterinin beklentilerini ve önceliklerini çok kolay tahmin edebiliyoruz. Müşterilere sunduğumuz çözümlerde kendimiz inanmıyorsak, bu işi müşteriye sunmuyoruz. İnce eleyip, sık dokuyoruz. Bir işi yapmış olmak için yapmıyoruz. Bunlar başarıyı getiren etmenlerin başında geliyor.

GİRİŞİMCİLERE 5 TAVSİYE

  1. Beraber çalışacağı ortağını iyi seçmeli. Ortakların benzer bakış açısına sahip olmaları önemli.
  2. İşini düzgün yapmak önemli. Bir şeye inanmıyorlarsa arkasında durmamalılar.
  3. Yaptığı işi biliyor olmak önemli. Hatta işin içinden geliyor olmak her zaman bir avantaj.
  4. İş ilişkilerini düzgün ve seviyeli tutmak, prensip haline getirilmeli.
  5. Yatırımcıların geniş bir vizyona sahip olması gerekiyor. Çünkü bir işletme, sadece kağıt kalemle işletilen bir şey değil.