TR Rapor


Perakendede yeni trend: ‘Tıkla ve Al’

Barış Soydan

YAZI

ERGENE CONSULTİNG & HGA GROUP TÜRKİYE BAŞKANI MURAT ERGENE

 

Perakendede tüketicinin hayatını kolaylaştıran ve şirketlere maliyet avantajı sağlayan birçok yeni uygulama hayata geçiyor. Tıkla ve Al (Click and Collect) uygulaması, Avrupa’dan sonra Türkiye’de de trend olmaya aday görünüyor.

Perakende pazarı bir süredir ciddi bir değişim-dönüşüm süreci yaşarken büyümeye de devam ediyor. 2015 yılında 663 milyar TL'ye ulaşan hacmi ile Türkiye perakende pazarının 2019 yılına kadar yıllık olarak ortalama yüzde 9 oranında büyümesi öngörülüyor. Özel sermaye fonları perakende pazarına yatırım yapmayı sürdürüyor. Ulusal ve çok uluslu zincir mağazalar pazara dinamizm katarken, sektörün kurumsallaşmasına da ciddi ölçüde katkı sağlıyor.

Tüketiciler, satın alma yolculuklarında uygun gördükleri online ve fiziksel mağazalar arasında geçiş yapıyorlar. Eskiden yalnızca mağazalar, şubeler ve ofisler vardı. Peşinden online perakende sektöründe, deyim yerindeyse bir devrim yaşandı. Son yıllarda ise mobil servislerde adeta patlama görülüyor. Bütün bu gelişmeler paralelinde, dünyada olduğu gibi ülkemizde de online sistem üzerinden alışveriş yapan tüketicilerin sayısı hızla yükseliyor. Bu alanda geliştirilen teknolojik yenilikler ve iş modelleri aynı hızda artıyor.

Bütün bu gelişmeler, geçtiğimiz yıl olduğu gibi 2016 yılında da perakende sektörünün yıldızı parlayan sektörleri arasında yerini alacağını gösteriyor. Tüketicinin hayatını kolaylaştıran ve şirketlere maliyet avantajı sağlayan birçok yeni uygulama hayata geçiyor. Tıkla ve Al (Click and Collect) uygulaması, Avrupa’dan sonra Türkiye perakende sektöründe de trend olmaya aday görünüyor. Uygulamanın e-ticaret pazarının büyümesine de önemli ölçüde katkı sağlaması bekleniyor.

İhtiyaç odaklı alışverişler için geliştirildi 

Perakende sektöründe tüketiciler giderek daha çok rahat edebileceği alışveriş seçenekleri istiyor.  Perakende sektöründe satış fiyatlarını piyasa belirlediği için, yaşanan rekabet şartları nedeniyle şirketler de her zamankinden daha fazla maliyetlerini düşürmeye odaklanıyor. Özellikle ‘tedarik zinciri’, ‘satın alma’ ve ‘kategori yönetimi’ konusuna firmalar yoğun çalışmalar yapıyorlar. “Tıkla-Al” konseptinde bir ürünü online satın alan tüketici, metro durağı ve/veya satış noktasına gidip teslim alabiliyor.  Tamamlayıcı satışlar sağlamak için siparişin mağaza içinde teslim alındığı bu sistem, ABD’de doğmasına rağmen, başta İngiltere olmak üzere özellikle Avrupa’da yaygın olarak kullanılmaya başlandı. Öyle ki, sektörde online alışveriş payının büyümesi İngiltere gibi bazı Avrupa ülkelerinde cadde mağazacılığını gerilettiği dikkati çekiyor.

Online mağaza yatırım maliyetlerinin fiziksel mağazalara göre daha düşük olması şirketleri, Tıkla-Al ve/veya benzeri yeni bazı sistemleri tercih etmeye yöneltiyor. Hem yatırımcıya hem de tüketiciye sağladığı avantajlar, Tıkla- Al sisteminin trendini yükseltiyor.  Sistem, şöyle işliyor: Diyelim ki tüketici henüz işyerinde. Online alışveriş sitesi üzerinden istediği ürünlerin siparişini veriyor. İşinden çıkıp evine dönerken, metro istasyonu yakınında veya yolunun üzerinde bulunan satış noktasına giderek kendisi için hazırlanmış olan siparişlerini alıyor ve evine gidiyor. Tüketici böylece kargo beklemiyor, kargo ücreti ödemiyor ve/veya siparişini teslim almak için evinde beklemek zorunda kalmıyor.

Türkiye’de sistemi uygulayan firmalar artacak

2016 yılının ilk çeyreğini geçerken, perakende pazarının dinamik yüzünde değişimin birçok kanıtını görüyoruz. Tüketiciye zaman kazandırmanın yanı sıra satış noktası maliyetlerini düşürmesi, şirketlerin online mağazacılığa olan ilgisini artırıyor. Sistemin sağladığı bu kolaylık tüketiciyi online alışveriş yapmaya yönlendirirken, şirketler daha az sayıda kasa ve kasa görevlisine ihtiyaç duyduğu için, bu yolla maliyetlerini düşürüyor. Bir başka ifade ile ‘online olarak sipariş ver, mağazadan teslim al’ uygulaması, Batı Avrupa tüketicileri tarafından sıklıkla kullanılıyor. Örneğin İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre, ülkedeki perakende şirketlerinin yüzde 60’ı tüketicilerine Tıkla-Al sistemini sunuyor.

Son 1-2 yıldır Türkiye’de de de Teknosa, Boyner, Koçtaş, Migros gibi büyük perakende firmaları sistemi tüketicilerinin kullanımına sunmaya başladı. Yakın bir gelecekte daha çok Türk şirketinin Tıkla-Al sistemine katılması bekleniyor. Elbette perakende pazarının büyümesini sağlayan bu uygulama beraberinde e-ticaret pazarının da büyümesine katkıda bulunuyor.

Perakende sektörü firmaları yöneticisinden ne bekleniyor? 

Bugün iş dünyasında ‘tüketici iç görüleri’ ve ‘iş zekası’ her zamankinden daha fazla öne çıkıyor. Dijitalize olan ve çok sayıda satış-pazarlama kanalını doğru yönetebilen yöneticilere ihtiyaç artıyor. Enformasyon teknolojisiyle tüketiciyi daha fazla tanıyan yöneticiler, her zamankinden daha çok gözde tutuluyor. Artık her noktada müşteriye dokunan, müşteri eğilimlerini doğru okuyan ve buna uygun aksiyon alan yöneticiler iş dünyasının yıldızları olmaya aday görünüyor. Djital dünyanın içinde yer alan ve tüm kanalların ortak bir hedefle yönetildiği çoklu kanal uygulamalarının adaptasyonu da, önümüzdeki yıllarda şirketlerin verimli yönetimi için gelecekte vazgeçilmez önemde olmaya devam edecek görünüyor.

2016 perakende pazarı için dönüşüm yılı olacak

İngiltere merkezli stratejik ortağımız HGA’nın da dönüşüm geçirmekte olan birçok perakende şirketi ile işbirlikleri var. Örneğin 250 yıllık köklü İngiliz markası olan bir müşterimiz, bir yandan operasyonel verimliliği elde etme projesi başlatırken, diğer yandan markalarının tüketiciye sunduğu değeri, uluslararası açılımlar ve dijital deneyimler ile artırıyor. Özellikle belirtmek gerekir ki, böyle bir markaya sahip şirkette çalışmak, inatçı ve gayretli profesyoneller gerektiriyor.

İngiltere'de sadece 2 yıldan biraz fazla geçmişi olan bir Avustralyalı marka, İngiltere’de 60 mağaza açtı. Onlar tabii ki kendi gelişim eğrisinin başındalar; kendi sistemleri ve yaklaşımları bunu gösteriyor. Marka güçleri, bu tamamlanmamışlık durumunu destekleyebilir.

Franchise modeli ile çalışan Endonezyalı bir perakendeci, Endonezya'da 10 global marka ile ortaklık yapıyor ve 120 adet mağaza açmayı hedefliyor. Başlıca markaları arasında; Coach, Karen Millen, Palto, Mothercare vb. var. Bu perakendecinin franchise modelini geliştirmede firmanın öncü, yenilikçi ruhunun yanında, geniş tecrübe gerektirdiğini belirmeliyiz.

Diğer yandan önemli sayıda çalışana “Outplacement” yani; “İşten Çıkarılan Çalışanlara Yeniden İş Bulma” konusunda Kariyer Danışmanlığı hizmeti veriyoruz ki, bazıları  ile uzun yıllardan bu yana çalışıyoruz. Pazarda bu çalışanların, nasıl iş bulabilecekleri konusunda bariz biçimde yardıma ihtiyaçları olduğunu görüyoruz. Değişen şartlara ve değişimin farklı ülkelerde ve sektörlerde, farklı gelişme hızına rağmen, birçok konuda benzer mesajları olduğunu görüyoruz.

Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz; bilgi gerçekten güçtür. Sektörümüzde birçok aktivite var elbette. Hepsine yetişmek güç olmakla birlikte; günlük okuma, okunulanları sindirme ve networking, gelişmeye önemli ölçüde yardımcı olmaktadır. Şirketlerin nasıl iş yapacakları ve nasıl farklılaşacakları konusunda yurt içinde ve yurtdışında çeşitli dağıtım modellerinin uygulandığını görüyoruz. Bu yeni iş modelleri anlamak, hem şirketlerin sürdürülebilirliği, hem farklılaşması, hem de tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılamakta hayati önem taşıyor.

2016 perakende pazarı için dönüşüm yılı olacak diyoruz. Teknoloji çağındayız ve dönüşümün hızı çok büyük. Nerede, hangi ülkede çalıştığınız fark etmez. Bugün en çok üzerinde durulan konu; bilgi sahibi olmak, bilgiyi doğru analiz etmek ve analiz sonrası uygulamanın hızı hayati öneme sahip.  Burada anahtar rol, bu dönüşüme hazır olmaktır.

Gençlere yeni buluşlar için e-ticaret laboratuvarı

İngiltere’de, ABD’deki Silikon Vadisi’ne benzer bir Dijital Laboratuvar kurulduğunu ve bu alanda e-ticaret konusunda fikri olan genç girişimcilerin desteklendiğini biliyoruz. Bugün İngiltere’nin en büyük 10 perakendeci şirketi, yeni buluşlar için bu laboratuvarı kullanıyor. Dünya pazarlarında bir daralmadan söz edilse de, perakende gibi hala büyüyen sektörlerin olması, iş yapma heyecanını ve umudunu canlı tutuyor. Türkiye pazarı da perakendede Avrupa’nın en çok büyüyen pazarlardan biri olarak dikkati çekiyor.