Bulut bilişim hakkında merak edip de sormaya cesaret edemediğiniz 13 soru

Barış Soydan

 TURKISHTIME ÖZEL ARAŞTIRMA

Türkiye'de ve dünyada pek çok teknoloji ve komünikasyon şirketi, şirketlere yeni nesil bilişim servis ve çözümleri sunarak teknoloji yatırımlarından maksimum fayda sağlamaları için projeler geliştiriyor. Diğer yandan her ne kadar bulut bilişim Türkiye'de henüz emekleme aşamasında olsa ve terminolojik anlamda tam olarak anlaşılamamış olsa da şirketlerin teknoloji altyapılarını süratle yenilemeleri gereği karşımızda dev bir gerçeklik olarak dikiliyor.

 

PEKİ, NEDİR BU BULUT BİLİŞİM?

 

Dünyada üretilen veri miktarı hızla artıyor. Bu veri artışı Türkiye’deki işletmeleri de etkiliyor. Müşteri verileri, çağrı merkezleri, sosyal medya analizi, kurumsal internet siteleri gibi kaynaklardan sürekli bir kurumsal veri akışı var. Sayıları hızla artan ve 2015 yılında 15 milyara ulaşması beklenen akıllı cihazların ve onları kullanan iki milyar son kullanıcının üreteceği veri düşünülürse... Bu datanın türü, boyutları ve karmaşıklığının bile veri merkezleri üzerinde ciddi bir baskı oluşturması kaçınılmaz. Günümüzde yaygın kullanılan offline veri saklama sistemlerinin bu hacmi saklamakta, işlemekte ve arşivlemekte yeterli olamayacağı aşikar.

 

HARİCİ HARD DİSKLER, DOSYALAR DOLUSU ARŞİVLER DÖNEMİ KAPANIYOR MU YANİ?

 

Aynen... Büyük veriyi saklamada ve işlemede kurumlar için doğru çözüm tabii ki bulut bilişim. Bulut bilişim üzerinde sunulan büyük veri analizi, sosyal medya analizi ve veri madenciliği uygulamaları, kurumlara muazzam bir verimlilik katarken, depolama maliyetlerini düşürüp iş süreçlerini hızlandırmak ve kârlılığı maksimize etmek için yepyeni bir fırsat kapısı aralıyor.

 

YA BİRKAÇ YILA MODASI GEÇERSE... O ZAMAN NE YAPACAĞIM?

 

Geçmeyecek çünkü bulut bilişim gelip geçici bir akım değil. Geçirdiğimiz her gün bulutun önemini ve kullanımını biraz daha artıracak. Mobilite, lokasyon tabanlı servisler, büyük veri analizi ve M2M gibi gelişmekte olan teknolojiler, bulutun geleceğinde daha çok söz sahibi olacak. Örneğin; son zamanların popüler konusu 'internet of things'i ele alalım. Makinelerin birbiriyle konuşmasını sağlayan ve bağlantılı tüm cihazların geniş bir nesnelerin internetine hayat vereceği düşünülen yakın gelecekte toplanan, saklanan ve analiz edilen veri haliyle sürekli büyüyecek. Bu noktada bulut bilişim şirketlerin veri saklama ihtiyacını karşılayacak yegâne güç!

 

AMA NASIL? BUGÜN DE VERİLERİMİ SAKLIYORUM. FARKI NEDİR?

Türkiye’deki BT pazarında hâlâ büyük oranda (%70) etkin olan donanım yatırımlarına mukabil Amerika ve AB'de bu oran yüzde 30'larda. Her şeyden önce donanıma yapılan yatırımlardan ciddi oranda kazanç sağladığı aşikar. Yakın gelecekte hemen hemen tüm veriler offline kaynaklarda değil bulutta saklanıyor olacak. Artan verilerin etkin bir şekilde depolanmasına yönelik tekilleştirme (deduplication) ve arşivleme sistemleriyle veri depolamada ciddi alan tasarrufu ve veri işlemede hız kazancı sağlıyor.

 

YANİ BÜTÜN MESELE VERİ DEPOLAMAK MI? BU MUDUR?

 

Hayır tabii ki! Bulut çözümlerle şirketler biriktirdikleri verileri efektif kullanma ve kolaylıkla bu verileri işleyip 'bilgi'ye dönüştürme imkanı buluyor. Şirket bünyesinde kurulan sunucuların ve veri saklama sistemlerinin kurumlara getirdiği donanım yenileme, bakım, yazılım güncelleme, saklama ve işletme külfetleri ortadan kalkıyor. Bulut servisleri ve bulutun sağladığı iş çözümleri, özellikle firmaların finans, satış, pazarlama, üretim ve karar alma süreçlerinde etkili sonuçlar ortaya koyuyor.

 

BİRAZ DAHA AÇALIM LÜTFEN!

 

Bulut bilişimin sağladığı en değerli avantajlar elbette karmaşık iş süreçlerinde sadeleşme, beraberinde kazanılan hız ve artan verimlilik. Bulut yatırımları çok hızlı yatırım geri dönüşü sağlıyor. Donanımsal bakım, onarım, yazılımsal güncelleme gibi masraf kalemlerini kurumsal bütçelerden çıkarıyor. Özellikle veriye anında, her yerden ulaşmayı mümkün kılan doğasıyla kurumlar için bulut bir cazibe odağı olarak öne çıkıyor. Şirketlerin kurumsal kaynak planlama (ERP), müşteri ilişkileri yönetimi (CRM), insan kaynakları (SuccessFactors), tedarik (Ariba)  ve iş analitiği (BI) gibi uygulamalarının buluta taşınmasıyla operasyonel faaliyetlerde bir sıçrama etkisini beraberinde getiriyor.

 

NEDEN EK BİR MALİYETE KATLANIP ŞİRKETİMİ BULUTA TAŞIMALIYIM?

 

Çünkü gelişmiş ülkeler süratle donanıma bağlı sabit yatırımdan daha esnek modellere geçiş yaparak maliyetlerini kısıyor. Yapılan araştırmalar, bulut bilişiminin önümüzdeki beş yıl içinde AB ekonomisine yaklaşık 350 milyar euro'luk katkı sağlamasını öngörüyor. Bu da altyapısını süratle yenileyen bir reel sektörün Türkiye'de de bu alanda yapacağı yatırımlarla tıpkı AB’de olduğu gibi, ülke ekonomisine tez zamanda önemli katkılar sunması anlamına geliyor.

 

YA BEN? BANA NE KAZANDIRIYOR?

 

Altyapılarını bulut bilişime taşıyarak yenilenen şirketler, bütçelerinde donanım yatırımlarından kaynaklanan maliyetleri büyük ölçüde kısıyor ve bu, şirketlere genel bütçe maliyetlerinin düşmesi şeklinde yansıyor. Günümüzde artık rekabet avantajı sağlamanın en önemli yolunun 'maliyette rekabet'ten geçtiği düşünülürse bir şirketin altyapısını buluta taşıması, ülke ekonomisine katma değer sağlamasının yanında şirketler için de oldukça önemli bir kazanım haline geliyor.

 

KENDİ YAĞINDA KAVRULAN KOBİLERE, GİRİŞİMCİLERE NE GEREK?

 

İşte bulut çözümler tam da bu yüzden önemli. Girişimciler için bulut ekstra yatırım maliyetine gerek kalmadan uçtan uca tüm iş süreçlerini sistemli bir şekilde yönetmesini mümkün kılıyor. Bulut bilişim, startup'lar ve KOBİ'ler için OPEX anlamında ciddi bir kaldıraç kuvveti sağlıyor. Geleneksel sistemde yazılıma, yazılımın koşacağı donanıma, donanımın tüketeceği enerjiye ve işgal edeceği yere, o yazılımı ve o donanımı yönetecek sistem mühendislerine yapılması gereken yatırımların büyük bir kısmı bulut üzerinden tedarik edilebiliyor. Bulut sağladığı otomasyon ve self servis kabiliyetleri ile kurumların iç tedarik süreçlerinde kaynak kullanımını optimize ediyor. Bulut sayesinde en pahalı yazılım ve donanım sistemlerine tek tıkla sahip olabilmek, girişimcilere, KOBİ'lere bile küresel devlere kafa tutma fırsatı yaratıyor.

 

KÜRESEL DEVLERE KAFA TUTAN KOBİLER DERKEN? BİRAZ HAYALPEREST DEĞİL Mİ?

 

Biz susalım, rakamlar konuşsun! The Boston Consulting Group'un (BCG) 4 bin KOBİ firmasının üst düzey yöneticileri ile 24 ülkede yaptığı bir araştırma mevcut. KOBİ'ler teknolojiyi daha fazla kullansalar 15 Milyar dolar daha fazla gelir elde edebilir ve yaklaşık 360 bin kişiye daha istihdam sağlayabilir. İkna etmedi mi? Mesela Türkiye'de teknolojiye yatırım yapan KOBİ'ler yüzde 15 daha hızlı büyürken, istihdama iki kat fazla katkıda bulunabiliyor.

 

BULUT ÇÖZÜMLER GELİŞMİŞ ÜLKELERE, BÜYÜK ÖLÇEKLİ FİRMALARA GÖRE GİBİ SANKİ... YANILIYOR MUYUM?

 

Hayır hayır! Bulut tam da küresel pazardaki pastada payını artırmak isteyen gelişmekte olan ülkelere, büyüyen pazarlara göre... Tıpkı küresel devlerle yarışmaya hazırlanan KOBİ'lere göre olduğu gibi. Yine BCG'nin araştırmasından hareketle elimizde şöyle veriler var: Büyüyen pazarların buluta daha yakın olduğuna işaret eden araştırmaya göre Türkiye'nin bulut ve internet kullanım oranı yüzde 34 iken Çin'in yüzde 87, Brezilya'nın yüzde 80, Hindistan'ın yüzde 77. Almanya'nın yüzde 60 ve Amerika'nın ise sadece yüzde 57.

 

BİR KOBİ'YLE BÜYÜK ÖLÇEKLİ BİR ŞİRKETİN  İHTİYAÇLARI FARKLI FARKLI. İKİSİ DE BULUT ÇÖZÜMLERDEN KENDİ ÖLÇEĞİNDE NASIL FAYDALANACAK?

 

Büyük ölçekli şirketlerde daha çok Özel Bulut (Private Cloud) modelinin hayata geçirildiğini gözlemlemek mümkün. Bu, daha çok bazı iş kritik uygulamalarının sanal ortamlar üzerinden departmanlara otomatik olarak kaynak tedariği şeklinde karşımıza çıkıyor. Büyük kurumlarda henüz genel buluttaki gibi bir servis kataloğu yapısı tam anlamı ile oturtulmuş değil. Ancak self servis yetenekleri, otomasyon ve standardizasyon ile operasyonel maliyetlerini düşürmeyi ve pazar ihtiyaçlarına daha hızlı karşılık (Faster Time To Market) vermeyi başarabilen büyük organizasyonlar, diğer büyük organizasyonlara da ışık tutacak. Küçük ve orta ölçekli işletmelerde durum biraz daha farklı. Bu segment daha çok federe bir yapıda Genel ve Hibrit Bulut (Public & Hybrid Cloud) modellerini tercih etmeye başlamış durumda. KOBİ’lerin daha küçük ölçekli BT operasyonları ve bütçeleri olması nedeni ile bazı iş kritik uygulamalarını ve servislerini kendi ortamlarından yönetirken bazı uygulama ve servislerini de bulut ortamına taşıyarak hibrit bir yapıda daha verimli kaynak kullanım modeline geçiş yaptıklarını gözlemliyoruz.

 

BULUTUN GELİŞİMİ DİĞER SEKTÖRLERİ NASIL ETKİLEYECEK?

 

Teknoloji geliştikçe, yeni konseptler ortaya çıktıkça ve geliştirildikçe özellikle 'kapalı kutu' diye tabir edilen çözümlerin yerini açık kaynak kodlu açık sistemler alacak. Açık sistemlere ve çözümlere olan dönüş, kendisini şimdiden hissettirmeye başladı. Bunun en önemli nedeni, kapalı sistemlerin lisans ve operasyonel maliyetlerinin yüksek olması ve birbirleri ile aralarında herhangi bir entegrasyonun olmaması. Bu nedenle kapalı kutu çözümler üreten teknoloji şirketlerinin, yavaş yavaş pazarın da baskısı ile açık kaynak kodlu çözümler ile entegre olmaya ve bu tür çözümlere daha çok yatırım yapmaya başladıklarını gözlemliyoruz. Örneğin bu kapalı kutu sistem ve çözümler geliştiren şirketler, günümüzde SDN (Software Defined Networking) yani 'Yazılım Tanımlı Ağ Yönetimi' konsepti ile geliştirilen ve de fakto standart olarak kabul edilen açık kaynak kodlu iletişim protokolü OpenFlow’u destekleyen çözümler geliştirmeye ve pazara sunmaya başladılar. Dönüşümün diğer yüzü, kullanıcı tarafında gerçekleşecek. Perakendecilikten enerjiye, finans sektöründen telekomünikasyona kadar birçok alanda bulut üzerinden verilen servislerin artması ile, bu sektörlerin iş yapış modellerinde de devrimsel değişimler olacak. Belki de en büyük etki KOBİ’ler tarafında olacak. Küreselleşen bir dünyada KOBİ’lerin hayatta kalabilmek için bilişim teknolojisini iş süreçlerine hızla entegre etmeleri gerekiyor. Bulut Hizmetlerinin yaygınlaşması ile birlikte, önlerindeki ilk yatırım maliyeti ortadan kalkan KOBİ’ler, hızla Bulut’tan aldıkları hizmetlerle ve bilişim teknolojilerinin getirdiği verimlilik ve üretkenlik ile çok daha rekabetçi olmaya başlayacak.