Ticaret gerçekten ölçülebilir bir şekilde kolaylaşabilir mi? Blockchain var ise evet!

Turkishtime Dergi

Küresel tedarik zincirinin en önemli sorunlarından birisi, SAFE Framework of Standards, Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşması, DGÖ Veri Modeli gibi geliştirilen sistemler ve uyum platformları ile ilgili gösterilen tüm gayretlere rağmen, halen belgelere olan bağımlılık ve bu belgelerin üretilmesi ve el değiştirmesindeki zaman kayıpları ve gerçekliğinin doğrulanması noktasında yaşanan aksaklıklardır. Bugün, yukarıda anılan ve küresel ölçekte bir etkisi olan tüm bu sistemleri tam anlamıyla desteklemenin mümkün olabileceği bir altyapıya her zamankinden çok daha yakın olabiliriz.

Endüstri 4.0 anlayışı ile Batı, Doğuya olan üstünlüğünü işçilik maliyetlerinden mümkün olduğunca tasarruf ederek yeniden sağlamaya ve pekiştirmeye çalışırken, küresel tedarik zincirini de içine alan hizmet sektöründe Endüstri 4.0 uygulamalarının da yaygınlaştırılması bugün hiç olmadığı kadar önemlidir.

Bu noktada tedarik zincirinin ne olduğuna ve nasıl işlediğinde sağlıklı olabileceğine bir göz atmakta fayda vardır.

Tedarik zinciri, tasarımdan, hammaddelerin çıkartılmasına, üretim ve sermayenin ve verilerin ilgili akışları da dahil olmak üzere, malların yeniden kullanıma hazır hale getirilmesine kadar olan işlem ve depolanmasına kadar olan süreçlerle ilgilidir. Tedarik zinciri kendi ekosistemi boyunca uluslararası veya ulusal ticaretin gerçekleştirilebilmesi için gereken süreyi ve oluşan maliyeti belirler. Sistemin doğru işleyebilmesi sırasıyla, işlemlerin akıcılığına, süreçlerin sorunsuzluğuna ve bütünlüğüne bağlıdır. Sistemin kesintisiz, en az sayıda adım ve en yüksek sayısallaştırma ve otomasyon seviyesi içerisinde ve daha da önemlisi, bilgi bütünlüğü ve özgünlüğü ile işlemesi gerekir.

Ticaretin kolaylaştırılması, çıkış ülkesinde üretilen ticari eşya ile ilgili verinin; tedarik zincirinin, finans sektörünün ve en sonunda devletin doğrulama mekanizmalarının gerçek zamanlı olarak tüm paydaşlarla güvenli bir şekilde saklanabileceği bir yapı ile mümkün olabilir.

İşte tam da bu noktada blockchain gerçek bir çözüm olarak karşımıza çıkıyor. Peki, nedir bu blockchain?

Blockchain bulut tabanlı bir tür global elektronik tablo programı ya da işlemlerin dağıtık kayıt defteridir. Yani diğer bir deyişle verinin tamamı tek bir bilgisayarın sabit diskinde durmak yerine bulut üzerinde farklı bilgisayarlar üzerinde dağınık bir halde depolanmaktadır. Blockchain dünya çapındaki gönüllüler tarafından sağlanan bilgisayarlar üzerinde çalışmaktadır. Bu sebeple, herhangi bir merkezi veri tabanı bulunmamaktadır. Blockchain umuma mahsus ve şifrelidir. Bu sistem sayesinde blockchain verisi üzerinde hiç bir manipülasyon yapılamadığı gibi kayıtları kaldırmak, çoğaltmak, kurcalamak ya da kayıtların kopyasını almak oldukça güçtür. Bu yüzden blockchain ile online yapılan tüm işlemler tamamıyla güvenlidir.

Blockchain ilk olarak 2008 yılında Bitcoin'i desteklemek üzere Satoshi Nakamoto takma adlı kişi tarafından keşfedilmişti. İlk büyük ölçekli uçtan uca şifreli para işlemi, devlet ve diğer tüm kurumlarının tamamen dışında idi. Açık kaynak kodlu işletim sistemleri (Linux ve türevleri) gibi yönetilebiliyor ve güvenliği tam olarak da buradan sağlıyordu.

Çok fazla teknik detaya boğulmadan kısaca özetlemek gerekirse, blockchain sistemi; tek bir bilgisayarda yada sabit diskte tutulmayan, ilgilileri tarafından her an kontrol edilebilen, tüm ilgililerin bilgisi olmadan üzerinde herhangi bir değişiklik yapılamayan, token adı verilen özel bir anahtar istemi ile son derece üst bir kriptolama ile korunan şeffaf bir veri sistemidir.

Şimdi bir an için böyle güvenli, şeffaf ve hızlı bir veri alışveriş sisteminin küresel tedarik zincirinde kullanıldığını düşünelim. Üretici tarafından hazırlanan test raporları, uygunluk belgeleri, ihracatçı ülke tarafından düzenlenen menşe veya dolaşım belgeleri, ihracatçının düzenlediği fatura, taşıyıcının düzenlediği konşimento, bankaların düzenlediği akreditif, ihracatçı ülkede düzenlenen ihracat beyannamesi, ithalatçı ülkede düzenlenen ithalat beyannamesi gibi belgelerin tamamının sadece tedarik zinciri ilgililerinin her an şeffaf olarak görebildikleri, bankaların bu sistem üzerinden ödemeleri gerçekleştirdiği, gümrük idarelerinin hiç bir sahtecilik yahut eksik veya yanlış beyan endişesi taşımadan kontrollerini gerçekleştirdiği bir tedarik zinciri bu koşullarda son derece efektif bir şekilde mümkün olabilir.

Bu sayede evraklarda oluşabilecek usulsüzlüklerin önüne geçileceği gibi, evrak bekleme, ödemenin serbest bırakılma süresi, orijinal evrak ihtiyacı, menşe saptırması gibi küresel ticareti ve ülke menfaatlerini riske sokabilecek uygulamalar tamamıyla ortadan kalkabilir ve gerçek anlamda ticaretin kolaylaştırılması tüm aktörler için mümkün olabilir.

Güler Dinamik Gümrük Müşavirliği A.Ş.
Kenan GÜLER, PhD Candidate, MIEx (CITA)
Gümrük Müşaviri
Yönetim Kurulu Başkanı
Cüneyt YETGİN, PhD Candidate, MIEx (CITA)
Etik ve Uyum Yöneticisi