Sanayinin taşınması dosyası... Tekirdağ Belediye Başkanı: Gündemde yeni OSB yok


Sanayinin taşınması dosyası... Tekirdağ Belediye Başkanı: Gündemde yeni OSB yok

Turkishtime Dergi

Son otuz yılda İstanbul’dan büyük sanayi göçü alan Tekirdağ Belediye Başkanı Kadir Albayrak’tan iddialı hedefler: “Tekirdağ’ın İstanbul’un arka bahçesi olmasını da tasvip etmiyoruz. Bizim bir hedefimiz var, Tekirdağ’ı, Türkiye’nin Balkanlar’a açılan kapısı olarak inşa etmek istiyoruz. Buna gücümüz var. Tekirdağ, kendi iç dinamikleriyle de yeni yatırımlara hazır.” Başkanı Kadir Albayrak, çevre konusunda “Yasaklı sanayi tesislerinin kurulmasına izin verilmeyecek” uyarısı yapıyor…

 

Hükümet’in çıkardığı Üretim Reformu Paketi kapsamında şehir merkezlerindeki sanayi bölgelerinin şehir dışına taşınması öngörülüyor. İstanbul sanayi bölgelerinin taşınabileceği bölgeler arasında ilk alternatif Tekirdağ. Tekirdağ, yeni sanayi yatırımlarına hazır mı?

Dünyanın en güçlü ülkelerine baktığımız zaman, üretiminin tüketiminden fazla olduğunu görürüz. Söz konusu ülkelere örnek olarak Amerika Birleşik Devletleri, Almanya ve Japonya’yı verebiliriz. Bu üç ülkenin üçü de farklı kıtalardadır; ama ortak yönleri üretimi yüceleştirmeleridir. Beklentimiz Türkiye’nin de tükettiğinden fazla üretmesidir. Bu yüzden de Hükümetimizin üretim reformu hususundaki çabalarını takdirle karşılıyoruz. Sürdürülebilir kalkınmayı temel edinen ve istihdamı da beraberinde getiren her türlü çevre dostu üretime her zaman sıcak yaklaşıyoruz. Bu yüzden de Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi olarak stratejik hedeflerimiz arasında 5 vizyon temelli yaklaşımımızdan birisi “Endüstri Kenti Tekirdağ”dır. Tekirdağ, endüstri kenti olarak kendini gerçekleştirebilecek güçtedir. Tabii ki güncel gelişmeleri bizler de yakından izlemekteyiz. İstanbul’daki firmaların fabrikalarını buraya taşımaları uzun zamandır gündemdedir. Biz üretime ve bununla birlikte bölgede oluşacak katma değer ve istihdama karşı değiliz, ancak Tekirdağ’ın İstanbul’un arka bahçesi olmasını da tasvip etmiyoruz. Bizim bir hedefimiz var, Tekirdağ’ı, Türkiye’nin Balkanlar’a açılan kapısı olarak inşa etmek istiyoruz. Buna gücümüz var. Çünkü Tekirdağ, kendi iç dinamikleriyle de yeni yatırımlara hazır. Ayrıca bu kalkınma hamlesini destekleyecek tarım, turizm, lojistik ve eğitim vizyonlarını da geliştirmeye devam ediyor. Bunun için İstanbul’u da, “çürütmüş” olan temelsiz bir sanayileşme sürecinin ilimize transferi yerine, il içinde, kendi iç dinamiklerinden beslenmiş, çevre dostu, su kaynaklarını kirletmeyen, hatta su kaynaklarını asgari düzeyde tüketen, ihracatçı, teknoloji yoğun ve rekabetçi sanayi bizim daha öncelikli hedefimizdir. Bu hedef için mücadele etmeye devam ediyoruz.

 

Sanayici için yeni bölgeler geliştiriyor musunuz? Tekirdağ’da hangi bölgeleri tavsiye edersiniz?

Şu an için var olan sanayi bölgelerine ilave bir sanayi bölgesi talebimiz ve bu konuda herhangi bir çalışmamız yoktur. Var olanların daha optimum işletilmesi, buradaki işletmelerin nitelikli insan gücüne ulaşması, ihracat yapabilmesi, söz konusu işletmelerde çalışan işçi kardeşlerimizin çalışma güvencelerini elde edip, iş sağlığı ve güvenliği hususunda Avrupa standartlarına ulaşması öncelikli beklentimizdir. Kentimizdeki endüstri çalışanlarının mutluluğu, endüstri kuruluşlarının verimli çalışmaları ve karlı birer işletme olmaları, bölgeye gelecek bir sanayi göçünden çok daha faydalı olacağı düşüncesindeyiz.

 

İstanbul İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’ndeki 30 bin işyerinde 300 bin kişi çalışıyor. Bu bölgenin taşınması gündemde. İstanbul İkitelli Organize Sanayi Bölgesi veya başka sanayi bölgeleri yönetimleriyle taşınma konusunda görüşmeleriniz oldu mu?

İkitelli veya başka sanayi bölgelerinin yönetimleriyle herhangi resmi ya da resmi olmayan bir görüşmemiz olmadı. Tekrar etmiş gibi olmayalım ama böyle bir görüşme ya da görüşmeler dizisi gerçekleşirse, bizim ilimiz ve kaynaklarımız hakkında bilgi vermeye, yukarıda saydığımız dinamikler neticesinde Tekirdağ’ın endüstrisinin gelişimine her zaman kapımızın açık olduğunu bir kez daha ifade etmemiz doğru olur düşüncesindeyiz. Yani biz, taşıma ya da transfer yöntemiyle Tekirdağ’a gelen bir sanayiden ziyade, kendi iç dinamiklerinden beslenen, var olan yapının daha da kurumsallaşmasıyla zenginleşen bir endüstriyel güçten bahsetmekte ve böyle bir geleceği tercih etmekteyiz.

 

Taşınma, kentin farklı bölgelerinde arazi fiyatlarının artışına yol açmasını bekliyor musunuz? Bu konudaki beklentileriniz neler? Fiyat artışı beklentisiyle bölgeden arazi alımı yapan İstanbullu sanayici ve yatırımcılara neler önerirsiniz?

Bu soruya cevap vermeden önce, mevcut il çevre düzeni planımızla ilgili birkaç bilginin yararlı olacağını düşünüyorum. Öncelikle hâlihazırdaki 1/25000 ölçekli il çevre düzeni planında, açılan davalar, görülen mahkemeler ve mahkemeler sonucu alınan kararlar öncesinde 1534 hektar Organize Sanayi Bölgesi (OSB) alanı ve 6011 hektar normal sanayi alanıyla birlikte toplamda 7545 hektar bir alan mevcut iken, mahkeme kararları sonrasında revize edilen 1/25000 ölçekli revize il çevre düzeni planında son durum itibarıyla bu alanlar 4830 hektar OSB, 735 hektar normal sanayi sahası olarak sınırlandırılmıştır. Yani OSB alanları genişletilmiştir. An itibarıyla 12 OSB bölgemizde, doluluk oranı % 68 seviyesinde olup, neredeyse üçte ikilik kısma karşılık gelen % 32’lik alan ise boş durumdadır.   Dolayısıyla plan kararları gereği, yeni sanayi alanları açılamayacağından, mevcut sanayi alanlarının bulunması ve OSB’lerin doluluk oranın % 68 olarak kaydedildiğinden ve OSB’lerin kendi arazilerinin fiyatlarını kendilerinin belirlemesinden ötürü, arazi fiyatlarında herhangi bir artış beklemiyoruz. Sanayi bölgelerinin taşınmasında, yer seçiminin Tekirdağ ili olarak belirlenmesi durumunda, sanayinin beraberinde getireceği işgücü, pek tabi ki de, ciddi bir nüfus artışını doğuracaktır. Zaten yıllık nüfus artış hızının % 3,77’lerde seyrettiği bir noktada, gelecek nüfusun sosyal ve ekonomik olarak yansımalarını da göz ardı etmemek doğru olacaktır. Plan kararları gereği yeni konut alanları oluşturulamayacağından, iskân taleplerinin mevcut planlar dâhilinde karşılanması gerekeceğinden, iktisat biliminin en temel metaforu karşımıza çıkmış olacaktır: Arz-talep ilişkisi. Bu da konut ve arazi fiyatlarında artışı doğal olarak beraberinde taşıyacaktır.

 

Bu süreçte yeni sanayi bölgelerinin kurulacağı yerlerin çevre açısından tahribata uğramaması için hangi önlemleri alacaksınız?

Çevre konusundaki politikamız zaten gayet açık ve net. 1/25000 ölçekli il çevre düzeni planımızda sanayi alanlarında yapılacak tesislerin hangilerinin olacağı belirlenmiş olup yasaklı sanayi tesislerinin yer seçmesine müsaade edilmeyeceği net bir biçimde ortaya konmaktadır. Özetle çok su tüketen, çevreyi kirleten ve ileri teknoloji kullanmayan tesisler, Tekirdağ ilinde yer seçemeyecekleri kesindir ve bizim temel çevre politikamızdır.

 

Taşınacak firmalara nasıl destek sağlayacaksınız?

Taşınacak firmalara, ilimizde faaliyet gösteren firmalara sağladığımız kadar destek sağlayacağız.