QNB Sponsorlu


Uludağ İhracatçı Birlikleri’nin Avrupa atağı

Turkishtime Dergi

Uludağ İhracatçı Birlikleri’nin ihracatında geçen yıl İngiltere’ye yüzde 21, İspanya’ya yüzde 24, Belçika’ya yüzde 26, Polonya’ya yüzde 41, Slovenya’ya yüzde 22 ihracat artışı gerçekleşti. Koordinatör Başkan Orhan Sabuncu, 2018’de 2017’deki atağın süreceğini belirtiyor.

 

Uludağ İhracatçı Birlikleri’nin (UİB) ihracatı 2017 yılında yüzde 19,5 artarak 29,3 milyar Dolara ulaştı. Böylece UİB 2017 yılında da İhracatçı birlikleri arasında en fazla dış satış yapan ikinci genel sekreterlik olma unvanını devam ettirdi. UİB çatısı altında yer alan Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB), 2017'de bir önceki yıla göre yüzde 21,3 artış ile 25,6 milyar dolar ihracata imza atarken, UİB ihracatından yüzde 87,3 pay aldı. Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) ihracatı 1,2 milyar, Uludağ Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’ninki 553 milyon dolar, Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin (UMSMİB) ihracatı ise 157 milyon dolar olarak gerçekleşti. Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği de yüzde 15’lik artış ile 116 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) Koordinatör Başkanı Orhan Sabuncu, 2018 yılının 2017 yılından çok farklı olmasını beklemediklerini belirterek, “Öngörümüz ihracat rakamlarının 2017 yılı ile benzer seyretmesi yönündedir” diyor.

UİB ihracatına ülke bazlı bakıldığında AB ülkelerinin büyük ağırlığı göze çarpıyor. UİB’nin en fazla ihracat yaptığı ilk 10 ülkenin 9’u AB ülkesi. Tek başına Almanya UİB ihracatından yüzde 15 pay alıyor. 2017 yılında AB ülkeleri içerisinde özellikle Birleşik Krallığa yüzde 21, İspanya’ya yüzde 24, Belçika’ya yüzde 26, Polonya’ya yüzde 41, Slovenya’ya yüzde 22 ihracat artışları dikkat çekerken, AB dışı ülkelerden ABD’ye yüzde 80, Fas’a yüzde 23, Rusya’ya yüzde 46, İran’a yüzde 43 ihracat artışları yaşandı.

Sabuncu, ihracat yapılan ülkelerin yıldan yıla büyük değişim göstermesini beklemediklerini belirterek, “UİB ihracatının büyük bölümünü otomotiv ihracatı oluşturduğundan 2018 yılında da AB ülkelerinin ağırlığının olduğu bir ihracat öngörüyoruz. Kuzey Afrika Ülkeleri, ABD, Rusya ve İran da başlıca alternatif pazarlarımız olmaya devam edeceklerdir” şeklinde konuşuyor.

Otomotiv üretim kapasitesi son birkaç yıl içerisinde 1,5 milyon adet sınırından, 2 milyon adet sınırına yükseldi. Sabuncu, bunda son yıllarda açıklanan teşvik paketlerinin büyük rolü bulunduğunu vurguluyor. Sabuncu bu konuda şunları söylüyor: “Daha da olumlu tarafı teşvik paketlerinin sektörden gelen talepler ve ihtiyaçlar doğrultusunda periyodik olarak revize edilmesi, güncellenmesi. Bugün ülkemizde kurulu büyük ana sanayi firmaları sürekli yeni yatırımlar yapmakta, yeni modeller ve projeler ile üretim kapasitelerini artırmakta. Bu durum yan sanayi üretimine ve ihracatına da olumlu yansıyor. Dolayısıyla üyelerimiz zaten son birkaç yılda büyük yatırımlar yapmışlar ve bu durum otomotiv ihracatının bugün 30 milyar dolar sınırına dayanmasını sağladı. Bu güne kadar ülkemize büyük yatırımlar yapan bu firmaların, bundan sonra da yeni projeler ve yatırımları ülkemize kazandıracaklarını rahatlıkla söyleyebiliriz.”

Euro/Dolar paritesinin seyri otomotiv ihracatında önemli bir faktör olarak ortaya çıkıyor. Otomotiv ihracatının ortalama olarak yüzde 85’i euro cinsinden gerçekleştiriliyor. Dolayısıyla euro’nun dolar karşısında değer kaybetmesi, dolar cinsinden ihracatın düşük gözükmesine neden olmaktadır. Sabuncu, kurdaki hareketlerin ihracata etkisini şöyle anlatıyor: “Örneğin 2015 yılında Euro/Dolar paritesinin 1,33’lerden 1.11’lere gerilemesi otomotiv ihracatında 3 milyar dolarlık bir kayba neden oldu. 2015 yılından bu yana Euro/Dolar paritesinde yıllık bazda çok büyük değişimler yaşanmadığı için otomotiv ihracatı üzerindeki parite etkisi büyük ölçüde ortadan kalktı. Döviz kurlarındaki makul oranlı artışların ihracatımıza olumlu yansıdığını, ihracatçılarımızın rekabetçiliğini artırdığını söyleyebiliyoruz. Ancak aşırı yüksek döviz kurları da zamanla ihracat yapan firmalarımızın girdi maliyetlerini artırmakta, bu da ihracatçılarımıza yük olarak yansımaktadır. Bizim açımızdan kurlarla ilgili en önemli unsur öngörülebilirliktir. Döviz kurlarında yaşanan yüksek oranlı dalgalanmalar ihracatçılarımızı zor durumda bırakan unsurlardan birisidir.” Sabuncu, bu nedenle rekabetçi, istikrarlı ve mümkün olduğunca öngörülebilir bir kur politikası talep ettiklerini belirtiyor.

 

Otomotive yön veren trendler

Dünya otomotiv endüstrisi büyük bir dönüşümden geçiyor. Otomotiv sektörünün geleceği yenilenebilir enerji ile çalışan araçlarda. Peki bu gelişme, Türkiye’nin otomotiv ihracatını nasıl etkiliyor? Sabuncu anlatıyor: “Hybrid, elektrikli, CNG’li hatta hidrojen ile çalışan araçların sayısının özellikle çevre duyarlılığı yüksek Batı Avrupa ve Kuzey Amerika Ülkelerinde hızla artması kaçınılmaz gözükmekte. Konvansiyonel motor ile çalışan araçlarda da yakıt tüketimi düşük, motor hacmi düşük ve ağırlığı hafifletilmiş araçlara doğru bir kayış gerçekleşmekte. Önümüzdeki 5-10 yıllık süreçte yenilenebilir enerji ile çalışan araçlar konusunda yaşanan dönüşümün daha da hızlanmasını bekliyoruz. Bir diğer önemli gelişme ise özellikle son beş yılda gelişim gösteren yazılım ağırlıklı, sürücüsüz, birbirleri ile iletişim kurabilen araçların geliştirilmesi. Son dönemde bu iki ana akımın aslında birbirleri ile paralel bir şekilde gelişmeye başladığını da söyleyebiliriz. Yani sürücüsüz, yazılım ağırlıklı araçlar büyük oranda elektrikli ve hibrit araçlardan oluşacaktır. Bu nedenle önümüzdeki birkaç yılda bu iki akımın birleşerek tek bir akım haline geleceğini ve tüm otomotiv endüstrisini şekillendireceğini söyleyebiliyoruz.

Otomotiv ihracatının da bu gelişmelerden bağımsız kalması mümkün değildir. Geleneksel üretim yapan, yaşanmakta olan dönüşüme ayak uyduramayan ülkelerin otomotiv ihracatındaki önemi azalacak, yeni alanlara yatırım yapan, yüksek katma değerli araçlar, aksam ve parçalar üreten ülkelerin önemi ise giderek artacaktır. Önümüzdeki yıllarda otomotiv endüstrimizin önündeki en önemli konu, dünya otomotivinde yaşanan bu dönüşüme nasıl ayak uydurulacağı, bu konuda neler yapılması gerektiği olmalıdır. Ülkemizin ihracat şampiyonu otomotiv endüstrisinin dünyada yaşanan bu dönüşümden uzak kalması düşünülemez.”

Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği, bu hedefe yönelik olarak, uzun vadede yerli sanayinin güçlenmesine ve ithalatın azalmasına katkıda bulunacağına inandıkları Otomotiv Sektöründe Ar-Ge Proje Pazarı ve Komponent Tasarım Yarışması’nın bu yıl yedincisini düzenleyecek. Sabuncu, “Bu tarz projeler ile sektörlerimizin Ar-Ge çalışmalarına katkı sağlamayı hedeflemekteyiz. Ayrıca sürdürülebilir rekabetin en önemli dinamiğinin bu tarz projelerden doğacağına inanmaktayız” diyor.