İhracatı Ar-Ge’yle katlarız

irem sertbaş

Ülkemizin orta gelir tuzağının üzerine çıkması, hem ihracat hem de net ihracat rakamlarını yukarıya taşıması için gerçek anlamda Ar-Ge’ye ve katma değerli ürünlere yönelmesi gerekiyor.

 

YAZI

Yekta Özcan Özözer

Elimizde Türk şirketlerinin 2017 ihracat rakamları henüz yok, bu rakamlar tahminen Mayıs 2018’de yayımlanacak. Ancak, yine genel İhracat ve onun ekonomimiz ile ilişkili durumunu yorumlayabiliriz.

Ülkemizin 2008’de 132,0 milyar dolar, 2012’de 152,5 milyar dolar olan ihracatı 2014’te 157,6 milyar dolar, 2017’de ise 156,8 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bir diğer deyişle, yıllık ihracat rakamımız 2008’den bu yana ciddi bir gelişme gösteremedi, 2017’de de 2014 yılının gerisinde. Türkiye’nin dış ticareti uzun yıllardır açık veriyor. Aslında yıllık büyüme rakamları ile dış ticaret açığı arasında ciddi bir korelasyon var.

  • Örneğin 2005-2017 arasındaki 13 yılda en düşük net ihracat (İhracat eksi ithalat) rakamı ekonomik krizin yaşandığı 2009 yılında 24,8 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Dolayısı ile ülkemiz kaynakları göreceli kıt olan, büyüme ve ihracat artışı için başta enerji, ucuz hammadde ve ara mamul olmak üzere birçok alanda ithalata bağımlı olan bir ekonomik yapı sergilemektedir.
  • Sonuçta net ihracat rakamına göre ülke sıralamasında, 196 ülke arasında 191. sıra ile en kötü 4. ülkeyiz. Net ihracat / GSMH oranımız da iyi bir durumda değil. Bu tabloda bu oranın çok olumsuz olduğu Lübnan, Fas, Cezayir, Filipinler, Etiyopya’nın ekonomik açıdan çöküntü yaşamakta olan ülkeler olduğunu da özellikle dikkat etmemiz gerekmekte. Ülkemizin orta gelir tuzağının üzerine çıkması, hem ihracat hem de net ihracat rakamlarını yukarıya taşıması için gerçek anlamda Ar-Ge’ye ve katma değerli ürünlere yönelmesi gerekiyor.

 

Haberin tamamı Turkishtime'ın Mart sayısında...