Türkiye ithalatının seyri, ekonomimize ve ihracatımıza etkileri!

Turkishtime Dergi

Herkese öncelikle güzel bir hafta dilerim; Türkiye’de hep ihracatın detayları ve artışları konuşulur; başkanlar açıklama yapar, sunumlar yapılır, tebrikler alınır ve her zaman bir istatistik mutlaka bulunur ve sonuç olumlu gösterilmeye çalışılır, nitelik ve bu ihracata konu malların ne şartlarda üretildiği ve hangi kaynaktan üretildiği konuşulmaz, tartışılmaz; ithalat ise genellikle rakam olarak verilir ve günün önemine binaen bir kaç cümle kullanılır.

Pandeminin ilk aylarında azalan ve Haziran sonrasında artmaya başlayan ihracatımız gerçekte neden artıyor? Eylül ayının ilk 10 gününde çok hızlı başlayan ihracat neden geçen aylara göre daha fazla artmaya başladı? Bu sorulara, bugün ithalata yönelik bir bilgilendirme yaptıktan sonra, siz rahatlıkla yanıtlayabileceksiniz!

Öncelikle belki daha önce gözünüzden kaçmıştır diye; Türkiye’nin ithalatının temel yapısından kısaca bahsedeyim; İthalatımızın yüzde 77’si hammadde / ara malı ithalatından oluşmaktadır. Evet yanlış okumadınız yüzde 77; yüzde 13’ü yatırım mallarından ve sadece yüzde 10’u tüketim mallarından  (pandemi döneminde azalan ithalat, talep eksikliği nedeni ile bu bölümden azalmıştır) oluşmaktadır.

Şimdi gelelim karşılaştırmaya;

ilgi a'da göreceğiniz gibi 31 Temmuz 2019’da 19.288 milyar dolar ithalatımız, Ağustos 2019 ayında 15.024 milyar dolar olarak gerçekleşmiş bu sene ise aynı aylarda sırası ile 17.756 milyar ve 18.776 milyar dolar olmuştur. İthalat arttıkça ihracatımız da artmaya devam etmektedir. 2020 Eylül ayında ithalatın 20 milyar doları aşması öngörülmektedir. Bu ihracatımızın da Eylül ayında artacağının en önemli göstergesi olup, yukarıdan da görüleceği üzere üretim ve ihracatımız en az yüzde 90 oranında ithalata bağımlıdır. Eğer bağımlı olmasa idi kur geçen sene 5.82 iken yapılan 15.024 milyar dolarlık ithalat; 20 milyar dolar sınırına gelmezdi. (Ekonomi teorisinde rekabetçi kur oluşunca ithalat azalır prensibi ülkemizde bağımlılık nedeni ile işlememektedir.) Bu özetle şu anlama gelmektedir. Aylık 15 Milyar Dolar’lık ihracat yapabildiğimizde her ay en az 5 milyar dolar; yılda 60 milyar dolar dış ticaret açığı vereceğimiz ve cari açığın kapanmayacağı anlamına gelmektedir.

İthalatımızın geçen sene Temmuz ayından itibaren son bir yıldaki değişimini özetle size aktarmak istiyorum. Bildiğiniz üzere en büyük ithalat partnerimiz Çin Halk Cumhuriyeti olup; geçen sene Ağustos ayında 1.418 milyar dolar ithalat yatığımız ülkeden, geçen ay itibari ile 2 milyar dolar ithalat yapılmıştır. Bu ülkeden yapılan 2 milyar Dolar rakamına 2019 ve 2020 yılı bu aya kadar ulaşılmamıştı.

En büyük ikinci ithalat partnerimiz Almanya’dan ise geçen sene Ağustos ayında 1.322 milyar dolar ithalat yapılırken; bu sene Ağustos ayı itibari ile ithalat 1.9 Milyar dolar olmuştur. Enerji fiyatlarının azalması nedeni ile üçüncü partnerimiz Rusya’dan ithalatımız azalmış olsa da artış trendine girmiştir. Çin, Almanya, Rusya, ABD,Irak (altın) en büyük 5 ithalatçı partnerimiz olup; toplam 7 milyar dolara yakın, yani toplam ithalatın yaklaşık yüzde 38’i bu 5 ülkeden yapılmaktadır.

Ağustos ayı sonu itibari ile en fazla ithalat yaptığımız ürünler; Mineral yakıtlar ve mineral yağlar (2.4 milyar dolar), Makine, makine ekipmanları, nükleer reaktör ve kazanlar (2.14 milyar dolar), Doğal ve kültür incileri, değerli ve yarı değerli taşlar ve kıymetli metaller (2.073 milyar dolar), Elektrikli makineler, aletler ve bunların parçaları (1.5 milyar dolar), Kara taşıtları (1.424 milyar dolar), Demir ve Çelik (1.334 milyar dolar) olup bu altı ürün toplam ithalatımızın yaklaşık yüzde 60’dır.

2019 yılı Temmuz ayında yaklaşık 19 milyar dolar ithalat için 106,8 milyar TL ödeyen Türkiye bu sene daha az ihracata Ağustos ayında 140 milyar TL ödemiştir. TL Bazında ithalata ödediğimiz bedel bir  yılda yüzde 32 artmıştır. Devletimizin pandemi döneminde 5000’den fazla ürüne ithalatta ek vergi ve toplu konut vergisi getirmesi sadece devletin vergi gelirlerini artırmış, içerideki üreticinin korunması hedeflenirken; üretim maliyetleri ve anılan ürünlerde fiyatlar artmış ve enflasyon oluşmuştur. Bu artışa rağmen ihracat geçen seneki seviyelerine henüz çıkamadığı gibi; ihracat birim fiyatlarımızda düşmüştür. Birim ihracat fiyatı demişken; 2019 yılı ilk 8 ayında Türkiye’nin tüm ürünlerde ortalama birim ihracat fiyatı 1.23 Dolar iken; 2020 ilk 8 ayında 1.06 dolar olarak gerçekleşmiştir. Son senelerde birim ihraç fiyatımız 1.47 Dolar’lardan bu noktaya gelmiştir.

Şu noktaya da değinemeden geçmeyeceğim; 2015- 2017 ; 2017- 2019 tarihleri arasında Resmi Gazete’de yayınlanan Girdi Tedarik Eylem Stratejisi raporlarının kanadı bile kaldırılmamış; ithal ikame politikalar geliştirilememiştir.

Sonuç olarak; ihracatın azalmasını ürün sepetimize değil; pandemiye bağlamak; üretmeden, ithalata bağlı yaşam; yüksek teknoloji ürünleri yerine orta teknoloji tuzağında çıkamamak bizim suçumuzdur.

Selçuk Şağban
Gers Danışmanlık A.Ş.
Kurucu Ortağı