Teknoloji ihracatının yıldızları

Türkiye’nin orta gelir tuzağından kurtulup sıçrama yapması ve 500 milyar dolarlık ihracata ulaşmasının yolu yüksek katma değerli ürünlerden geçiyor. Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatının lokomotifliğini yapan 21 şirket var.

Mevzu bahis, Türkiye’ye uygun yeni büyüme modeli ve 500 milyar dolarlık 2023 ihracat hedefinin akıbeti olunca Güney Kore modeli örneğini daha sık duyar olduk. Bilinen bir kıyaslamadır. Güney Kore ekonomisi çok değil 20 yıl önce, Türkiye'nin bile gerisinde iken bugün dünya pazarlarına çıkan LG, Samsung ve Hyundai gibi dev markaları ve yüksek teknolojiye dayalı ihracatı ile dünya ticaret liginde söz sahibi olmayı başardı. OECD rakamlarına göre G. Kore, 598 milyar dolarlık ihracatının yüzde 30'unu yüksek teknoloji ürünlerinden sağlıyor. Oysa Türkiye hâlâ 175 milyar dolarlık ihracat ile teselli buluyor. Üstelik TÜİK verilerine göre, imalata dayalı ürünler kaleminde yüksek teknoloji ürün ihracatının payı sadece yüzde 3.9. Bu hesap, toplam ihracat bazında yapıldığında ise rakam yüzde 2'lere kadar geriliyor. Türkiye'nin 2023 hedeflerinden birinin de 500 milyar dolarlık ihracatın yüzde 20'sini ileri teknoloji ürünlerinden sağlamak olduğunu hatırlatalım.

Peki bu hedefler nasıl tutturulacak? Dünya ticaretinde esas değer zincirini yaratan yüksek teknoloji ürünü ihraç eden firmalar nasıl çoğalacak? Uzun zamandır akademisyenlerin ve ekonomi otoriterlerinin dillendirdiği gibi “Türkiye artık 'çok iyi fason üretici' kimliğinden kurtulmalı” cümlesi Türkiye’nin bu konudaki yeni yol haritasını ortaya koyuyor.

Rakamlar daha fazla Ar-Ge diyor

OECD'ye göre bir ürünün yüksek teknoloji sayılması, o ürünün imalatında kullanılan Ar-Ge yatırımlarının yoğunluğuna bağlı. OECD yaptığı sınıflandırmada uzay ve havacılık, bilgisayar, ilaç, bilimsel aletler, elektrikli makine, hassas ölçü aletleri ve elektronik büro malzemeleri vb. ürünleri bu kapsama dâhil etmiş. Buradan hareketle ülkelerin Ar-Ge bütçeleri, yüksek teknoloji imalatı ya da ihracatı ile ilgili önemli bir veri sunuyor. Rakamlara bakacak olursak, OECD ülkelerinde ortalama GSMH'nin yüzde 3'ü Ar-Ge'ye ayrılırken Türkiye'de bu rakam yüzde 1 seviyelerinde. Gelişmiş ülkelerin bazılarında ise bu oran yüzde 6'ya kadar çıkıyor.

Mevcut tabloya rağmen, Türkiye'de yüksek teknolojiye yatırım yapan firmaların sayısı giderek artıyor. Venus markası ile yerli cep telefonu üretimine başlayan ve 2013 yılında elektronik ürünlerden 2.5 milyar dolar ihracat geliri elde eden Vestel'in bu alandaki çabaları kayda değer. Kablosuz iletişim alanında dünya pazarlarında da adından söz ettiren Airties bir başka örnek firma. Savunma sanayii kuruluşları, ilaç şirketleri ve yazılım/bilişim üreticileri yüksek teknoloji ürünü ihraç eden önemli sektörler arasında. Şehir Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Melih Bulu, yüksek teknoloji konusunda Türkiye’nin atması gereken çok adım olduğunu belirtiyor ve başta TÜBİTAK olmak üzere çeşitli kurumların verdiği ileri teknoloji yatırımlarını destekleyecek teşviklerin kağıt üzerinde arttığını ancak uygulamada firmaların sıkıntı yaşadıklarını ekliyor. Bulu, “Benzer şekilde pek çok firma, Ar-Ge ya da yüksek teknolojiye yatırım yapmayı planına almış olsa da devletin bu konudaki kararlılığı hâlâ bir endişe konusu” diye konuştu.

Yüksek teknoloji için ekosistem gerekiyor

Opsago Danışmanlık Genel Müdürü Kıvanç Emiroğlu’na göre ise ülkelerin ya da şirketlerin yüksek teknolojide söz sahibi olması zaman alıyor ve her şeyden önemlisi buna uygun ekosistem yaratması gerekiyor. Sadece ülkenin değil şehirlerin de bu yönde bir stratejisi olması gerektiğini belirten Emiroğlu, “Öncelikle bu iş için yetişmiş insan kaynağı gerekli. Hem üniversite hem de teknik okulların olduğu güçlü bir insan kaynağı bu işin ilk halkası. Ayrıca bu tip firmaları (startup) destekleyecek hukuk ve muhasebe gibi kaliteli ve yüksek katmanlı hizmetler olmalı. Bunların yanı sıra yürütme tarafında sadece paraya dayalı olmayan teşvik ve destekler de (altyapı, dış ticaret rehberliği, vergi kolaylıkları vb.) önemli. Üniversite-sanayi işbirliklerinin çoğalması başka bir faktör. Ekosistemi tamamlayacak diğer bir halka ise yapılan işe finansal kaynak yaratacak enstrümanların artırılması”.

Vestel elektronikte iddialı

Venus markalı ürettiği yerli cep telefonu ile Türkiye’nin ileri teknoloji firması olmaya aday olduğunu gösteren Vestel, hem cep telefonu hem de diğer yüksek teknoloji ürünlerin ihracatını artırmayı hedefliyor. Vestel’in teknoloji yatırımlarına devam edeceğini belirten Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Zorlu, “Önemli olan firmaların hedef koymaları. Vestel bu konuda çok başarılı işler yapıyor. Daha önce montaj olarak gelen ürünleri artık üretiyoruz. Firmaların başarılı olması için devlet de bu alandaki teşvikleri artırmalı” diye konuştu.

Otomotiv üretir gibi hastane yatağı üretiyor

Son beş yıldır Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarına ağırlık veren Kayserili Nitrocare, niş bir alanda hem yurtiçinde, hem dünyada önemli bir pazar payına sahip olmayı başardı. Ürettikleri elektronik donanımlı hastane yatakları ile 72 ülkeye 15 milyon dolarlık ihracat yaptıklarını belirten Nitrocare Marka Müdürü Mehmet Serkan Konur, Türkiye’nin ileri teknoloji alanına adapte olduğunu belirterek, “Mevcut ekonomik ve altyapı koşulları dikkate alındığında firmalar için ileri teknoloji hâlâ zor bir süreç. Teşvikler ise bölgelere göre değişiyor. Devlet destekleri artırılmalı” diye konuştu.

Airties dünya markası olacak

2004 yılında ABD Silikon Vadisi’nden Türkiye’ye dönüş yapan bir ekip tarafından kurulan AirTies, elektronik cihazları birbirine, internete ve insanlara kablosuz olarak bağlayan ürünler geliştiriyor. Dünya genelinde 10 milyondan fazla cihazı bulunan AirTies, uzman Ar-Ge kadrosu ile çip üreticilerine bağımlı rakiplerinin aksine kendi ürünlerini tasarlayıp geliştiriyor. İngiltere başta olmak üzere Avrupa pazarında iddialı olan Airties, 100 milyon dolarlık cirosunun yüzde 10’unu Ar-Ge’ye ayırıyor. Airties, kablolu-kablosuz yerel ağ ürünleri (LAN) internet üzerinden telefon (VoIP) ve televizyonun (IPTV) yanı sıra aksesuar ürünleri ihraç ediyor.

Havelsan siber alanda ürünler geliştirecek

Başta Türk savunma sanayi ve bilişim alanlarında olmak üzere birçok sektörde ürün geliştiren Havelsan, son dönemde füzyon, Büyük Veri, bulut ve siberteknoloji alanlarında yeni açılımlar yapmayı hedefliyor. Yazılımda başarılı projelere imza atan ve 2013 yılında 78.6 milyon lira tutarında yazılım ihracatı gerçekleştiren Havelsan Körfez, Orta Asya, Uzakdoğu ve Afrika ülkelerine odaklandı. Gerçekleştirdiği atılımlarla yurtiçi ve yurtdışı savunma sanayinin dikkatini çeken şirketin toplam iş hacminin yüzde 31'ini yurtdışı projeler oluşturuyor.

Netaş yazılımda beş kıtada var

Son yıllarda yazılımcı kimliği ile hem büyüme rakamları ile dikkat çeken Netaş, günümüzde beş kıtaya ihracat gerçekleştiriyor. Netaş'ın ürünlerini ise 160'tan fazla telekom şirketi kullanır durumda. 800'e yakın mühendisle kablolu, kablosuz ve optik yeni nesil teknolojiler alanında Ar-Ge faaliyetleri sürdüren şirket küresel boyutta yazılım hizmetleri fırsatlarını da değerlendiren Netaş, VoIP alanında küresel lider Genband, optik ve taşıyıcı Ethernet çözümleri alanında lider Ciena’ya ve GSM-R çözümleri alanında öncü şirket Kapsch’e teknolojik çözümler sunuyor. Şirket 2013 yılında 58.2 milyon dolarlık yazılım ihraç etti.