“ABD pazarının yerini doldurmak zor”... Çelik İhracatçıları Birliği Başkanı'yla söyleşi


“ABD pazarının yerini doldurmak zor”... Çelik İhracatçıları Birliği Başkanı'yla söyleşi

Turkishtime Dergi

Trump’ın çelik ithalatına getirdiği yüzde 25 vergi, Türkiye’nin ihracatını kaçınılmaz biçimde etkileyecek. Çelik İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Namık Ekinci, “ABD pazarındaki kayıplar elbette başka pazarlarla telafi edilmeye çalışılacaktır ancak günümüz rekabet ortamında 2,050 milyon tonluk bir açığı kapatacak büyük bir pazar bulmanın zorluğu da ortada” diyor.

 

ABD Başkanı Trump’ın çelik ve alüminyuma getirdiği vergi, Türkiye’nin çelik ihracatını nasıl etkiler?

 

ABD’nin Section 232 yasasını yürürlüğe sokması küresel çelik sektörünün son dönemdeki en önemli gündem maddesi oldu. Tüm dünyadan gelen tepkilere rağmen ABD başkanı Donald Trump Section 232 ile ilgili ısrarcı tavrından vazgeçmedi.

 

Öncelikle NAFTA görüşmeleri süresince Kanada ve Meksika’nın vergiden muaf tutulacağı açıklandı. Muafiyet görüşmeleri için ülkelere açık kapı bırakan ABD tarafından son olarak AB, Avustralya, Arjantin, Brezilya ve Güney Kore’nin de ek gümrük vergilerinden muaf olacağı bildirildi.

 

Muafiyet için gerekli tüm şartları sağlıyor olmasına rağmen Türk çelik sektörünün muaf tutulan ülkeler arasında yer almaması kabul edilemez bir tutumdur. Yasa baştan sona haksız olsa da ABD’nin çelik ithalatına yüzde 25 vergi getirmesi tüm ülkelere eşit oranda uygulansaydı sektörümüzün ABD’ye ihracatı zorlansa da devam ederdi. Ancak bazı ülkeleri ayırıp diğerlerine vergi getirmek kabul edilemez bir durumdur. Bu uygulamanın geçerli olduğu süre boyunca Türkiye ABD pazarında oyun dışına itilecektir. Türk çelik sektörünün ihracatında en önemli pazarlarından bir tanesi konumunda bulunan ABD pazarındaki kayıplar elbette başka pazarlarla telafi edilmeye çalışılacaktır ancak günümüz rekabet ortamında 2,050 milyon tonluk bir açığı kapatacak büyük bir pazar bulmanın zorluğu da ortadadır.

 

Türk ihracatçıları ABD’den bu konuda muafiyet talep etmişti. Henüz gerçekleşmedi ama beklenti sürüyor. Sizce ABD'nin Türkiye’ye muafiyet vermesi mümkün mü?

Akılcı ve adil olan kesinlikle Türkiye’nin Section 232’den muaf tutulmasıdır. Bundan sonraki aşamada muafiyet kazanılıp kazanılmayacağı tamamen iki ülke arasında yapılacak üst düzey görüşmelerin sonucuna bağlıdır. Netice olarak  umutluyuz, umudumuzu kaybetmedik.

 

 

Çelik İhracatçıları Birliği muafiyet konusunda hangi çalışmaları yürütüyor?

Çelik İhracatçıları Birliği olarak her zaman olduğu gibi Section 232 konusunda da sektörün sesi olmaya devam ediyoruz. İlgili kişi ve kurumlarla temaslarımız devam ediyor. Türk çelik sektörü olarak Ekonomi Bakanlığımız ile neler yapabileceğimiz noktasında da istişare halindeyiz. Şu an Bakanlığımız tamamen devreye girmiş durumda ve konu ile ilgili ABD ile temaslar devam ediyor.

 

Vergiler sonrasında bir ticaret savaşının başlamasından endişe ediliyor. Türkiye’nin ABD’ye misilleme olarak gümrük vergisi koyması ihtimali sizce var mı? Bu durum iki ülke arasındaki çelik ticaretini nasıl etkiler?

Dünya genelinde benzer önlemlerin alındığı görülüyor. Böyle bir karar Türkiye hükümeti ve Ekonomi Bakanlığı nezdinde üst makamlarca değerlendirilerek ve Türkiye’nin menfaatleri göz önüne alınarak verilebilecek bir karardır.

ABD, çelik sektörümüzün ihracatı açısından önemli pazarlardan bir tanesi konumunda bulunuyor. Aynı zamanda ABD’den önemli miktarda hurda ithal ediyoruz. Böyle bir ihtimalin gerçekleşmesinin iki ülke arasındaki çelik ticaretini olumsuz etkileyeceği açıktır.

 

Vergilerin çelik fiyatlarını ne yönde etkilemesini bekliyorsunuz?

 

ABD Ticaret Bakanı’nın Şubat’ta Section 232 ile ilgili olarak 3 vergi seçeneğini içeren raporu basına açıklamasının ardından ABD iç piyasasındaki tüm çelik ürünlerinin fiyatlarında artış yaşandı. Örneğin ABD’de inşaat çeliği fiyatı 850 dolarlara kadar çıktı. Bu rakamın daha da yükselmesi bekleniyor.

 

Bu arada iç piyasada inşaatçılar artan demir çelik fiyatlarından şikâyetçi. Bu konuda görüşünüz nedir? Fiyatlar gerçekten yüksek mi?

 

Müteahhitlerin 2017 yılında gündeme getirdiği inşaat çeliğindeki fiyat artışlarına yönelik yersiz veryansınları ithalat vergisinin sıfırlanması ile sonuçlandı. İnşaat çeliğinde ithalat vergisi önce yüzde 10’a indirildi daha sonra tüm uyarılara rağmen 2018 yılı itibariyle sıfırlandı. İthalat vergisinin kaldırılmasının inşaat çeliği fiyatlarında düşüş getirmeyeceğini, fiyatlardaki yükselişin kaynağının küresel piyasalardaki gelişmeler olduğunu birçok kereler dile getirmemize rağmen bu karardan geri dönülmedi.

İnşaat çeliğinde sadece Türkiye değil tüm dünyada üretim maliyetlerinde meydana gelen artışlar fiyatlara yansıyor. Elektrot, ferro alyaj, refrakter gibi üretimde kullanılan sarf malzemelerinde ve hurda, kömür, cevher gibi hammaddede gerçekleşen artışlar üretim maliyetlerini yükseltiyor. Bu yükselişlerin inşaat çeliği fiyatlarına yansımaması mümkün değildir ve ayrıca sadece Türkiye değil tüm dünyada inşaat çeliği üretim maliyetleri artıyor. Bir kez daha altını çizmek isterim ki Türk müteahhitleri şikayet etseler de dünyanın en ucuz ve kaliteli inşaat çeliğini kullanmaktadır.